reklam
reklam
DOLAR43,4990% 0.19
EURO51,6240% -0.9
STERLIN59,6039% -0.78
FRANG56,2802% -0.78
ALTIN6.788,96% -9,85
BITCOIN83.275,010.859
reklam

Fransa'da Cinsellik Artık Zorunlu Değil: Evlilikte Cinsel İlişki Yükümlülüğü Kaldırılıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Fransa'da Cinsellik Artık Zorunlu Değil: Evlilikte Cinsel İlişki Yükümlülüğü Kaldırılıyor
reklam

Fransa Ulusal Meclisi, evlilikte cinsel ilişkinin bir “yükümlülük” olarak algılanmasını sona erdirmek amacıyla bir yasa teklifini kabul etti. Bu yeni düzenleme ile evliliklerin cinsel ilişki zorunluluğu taşımadığı yasal olarak güvence altına alındı.

Çarşamba günü onaylanan yasa teklifi, Fransız Medeni Kanunu’na eklenen bir madde ile evliliğin “birlikte yaşama” ilkesinin cinsel ilişki yükümlülüğü anlamına gelmediği hükmünü getiriyor. Ayrıca, cinsel ilişki eksikliğinin kusura dayalı boşanmalarda gerekçe olarak kullanılmasını da engellemektedir.

Bu yasanın, mahkemelerde büyük bir uygulama değişikliği yaratması beklenmemekle birlikte, destekçileri düzenlemenin evlilik içi tecavüzle mücadelede önemli bir sembolik adım olduğunu ifade ediyor.

“EVLİLİK, CİNSEL RIZANIN ÖMÜR BOYU VERİLDİĞİ KAPALI BİR ALAN OLAMAZ”

T24’ün haberine göre; Yasa teklifinin sahibi Yeşiller Partisi Milletvekili Marie-Charlotte Garin, evlilikte cinsel ilişkiyi bir hak ya da görev olarak görmekte ve bunun kadınlar üzerinde oluşturduğu baskıyı vurgulayarak, “Evlilik, cinsel rızanın ömür boyu verildiği kapalı bir alan olamaz” dedi.

Fransız Medeni Kanunu’nda evlilik yükümlülükleri “saygı, sadakat, destek ve yardımlaşma” olarak tanımlanmakta ve eşlerin “birlikte yaşama” taahhüdüne atıfta bulunulmaktadır. Ancak mevcut kanun metinlerinde cinsel ilişkiye dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Yine de, bazı mahkemeler geçmişte “birlikte yaşama” kavramını geniş yorumlayarak cinsel ilişkiyi de kapsadığına karar vermişlerdir.

Bu yaklaşımın en bilinen örneklerinden biri, 2019 yılında gerçekleşen bir davada ortaya çıktı. Mahkeme, eşine uzun süre cinsel ilişkiyi reddeden bir kadını kusurlu bularak erkeğin kusura dayalı boşanma talebini kabul etmişti. Kadın bu durumu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM, geçen yıl verdiği kararda Fransa’yı mahkûm ederek, cinsel ilişkiyi reddetmenin boşanma gerekçesi olarak kullanılmasının insan haklarına aykırı olduğunu belirtmiştir.

Bu karar, Fransız mahkemelerinin benzer kararlar vermesini fiilen imkânsız hale getirmiştir. Yeni yasa da bu içtihadı açık bir yasal düzenlemeyle netleştirmek amacı taşımaktadır.

EVLİLİKTE RIZA KAVRAMININ YANLIŞ YORUMLANMASI

Kadın hakları savunucuları, evlilikte cinsel ilişkinin bir “görev” olduğu anlayışının toplumda hâlâ varlığını sürdürdüğünü vurgulamaktadır. 2024 yılında görülen Mazan davası, bu tartışmanın simge davalarından biri olarak görülüyor. Davada, kocası tarafından uyuşturularak bilinçsiz hale getirilen Gisèle Pelicot’nun maruz kaldığı cinsel saldırılar, evlilikte rıza kavramının yanlış anlaşılmasının sonuçlarını gözler önüne sermiştir.

Fransa’da evlilik içi tecavüz 1990 yılından bu yana suç teşkil etmektedir. Daha önce, evliliğin otomatik rıza anlamına geldiği savunulabiliyordu. Kasım ayında yapılan başka bir yasal değişiklikle, tecavüz tanımı genişletilmiş ve “bilgilendirilmiş, açık, önceden verilmiş ve geri alınabilir rıza” olmaksızın gerçekleşen her türlü cinsel eylem tecavüz olarak kabul edilmiştir. Yasada, sessizlik veya tepki vermemenin rıza anlamına gelmeyeceği de açıkça ifade edilmektedir.

reklam

YORUM YAP