

{siteDomain} Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, KAYIT programında İzmir Büyükşehir’deki ödeme krizi, “havuz” süreci ve DİSK Ege Bölge Temsilciliği’ne Deniz Şahin Gümüştekin’in atanmasını değerlendirdi.
“GÜMÜŞTEKİN TERCİHİ DİKKAT ÇEKİCİ”
{siteDomain} Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, KAYIT programında şu ifadeleri kullandı:
“Deniz Şahin Gümüştekin Genel İş Sendikası 8 Nolu Şube Başkanı idi. Şimdi Deniz Şahin Gümüştekin'in özelliği, 8 Nolu şube geçen dönem Karşıyaka Belediyesi'nde örgütlüydü. Sonra bu şube ikiye bölünüyor. 10 Nolu Şube kuruluyor. Deniz Şahin Gümüştekin'e de yakın bir isim 10 Nolu şubenin başkanı oluyor. Yani geçen dönem, dönem dönem Karşıyaka Belediyesi'nde karşı karşıya gelmelerine rağmen Cemil Tugay ve Cemil Tugay'ın Karşıyaka'dan İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne transfer ettiği, kendini koordinatör olarak tarif eden, işçilere de mobing uyguladıklarını ses kaydı ile benim gündem ettiğim, ses kaydı yayınlayarak gündem ettiğim isimlere yakın bir isim…
GÜÇ DENGESİ TARTIŞMASI
Şimdi 8 Nolu Şube aslında güçlü bir şube değil. Çevre ilçelerde örgütlü bir şube olmasına rağmen, DİSK Ege Bölge temsilcisi olarak, yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde 30 bin işçinin de üyesi olduğu, aynı zamanda 23 bin kişinin grev yaptığı belediye. Burasının tamamının bölge başkanı oldu. Normalde bu bölge başkanlığı burada örgütlü tüm sendikaların tamamına hakimiyeti olan, güçlü bir yapıdan bir bölge başkanı seçilmesi gerekir. Mantık olarak budur aslında. Ama ne hikmetse Karşıyaka'da Cemil Tugay ve ekibiyle bir hukuku olan kişi Ege Bölge temsilcisi olarak seçildi.
“DAHA GÜÇLÜ İSİMLER VARKEN…”
Yani Genel İş 2 nolu şube başkanı, 1 nolu şube başkanı, 3 nolu şube başkanı Ege Bölge temsilcisi olsa üye sayısı ve etkisi bakımından daha güçlü olması nedeniyle daha mantıklı bir açıklaması olabilecekken, üye sayısı çok daha düşük olmasına rağmen tüm İzmir'e seslenebilme, tüm İzmir'e anlayabilme kapasitesi daha düşük olmasına rağmen üye profili nedeniyle Deniz Şahin Gümüştekin seçildi.
TUGAY’DAN GENEL MERKEZE BASKI İDDİASI
Burada öğrendiğim grevden bu yana Cemil Tugay, DİSK ve Genel İş genel merkezlerine bölge başkanınızı değiştir diye baskı yapıyor. Ya niye başkan bu sıkıntıları yaşıyoruz diye anlattıklarında kendisini tabii ki azade bırakıyor. Sendikacıları suçluyor. Mesela dönemin bölge başkanı Memiş Sarı'yı suçluyor. Bunlarla ben anlaşamıyorum. Bunlar beni yıpratmaya çalışıyorlar. Bunların derdi çözüm değil. Bunların derdi sürekli eylem yapmak falan filan derken Memiş Sarı zaten bir bahane ile görevden alınıyor.
SİYASİ TEMASLAR DİKKAT ÇEKTİ
SODEMSEN başkanı yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye başkanlarının kurduğu sendika bu. İşveren sendikası. Yani Genel İş sendikasıyla işçilerin adına masaya oturanlar, belediyelerin adına masaya oturan iki sendika diye düşünün. SODEMSEN başkanı, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın da Cemil Tugay'ın talebi üzerine Arzu Çerkezoğlu ve Remzi Çalışkan'a iletmesiyle Deniz Şahin Gümüştekin Ege Bölge Başkanı oluyor.
UYUM DEĞİL ÇÖZÜM ÖNEMLİ
Cemil Tugay adaylık döneminden sonra 1 Mayıs'ta tüm sendikalara bir uğramıştı. İlk defa DİSKin kapısını çaldı. Tamam güzel. Diyelim ki Deniz Şahin Gümüştekin uyumlu bir insan. Burada uyum aranmaz aslında. Uyum esas işçiyi birleştirmektir. Sendikanın görevi budur bir taraftan. Hep kavga etmelidir anlamında demiyorum ama esas gücü oradan gelir. Neyse ama diyelim ki böyle karar vermişler. Sonuçta koskoca sendika ve konfederasyon.
HAVUZ VE ALACAKLAR HÂLÂ ÇÖZÜLMEDİ
İşte hemen bu işin çözülmesi gerekmez mi? Mesela havuzun hemen kalkması lazım ortada. Şu alacaklar işinin bir bitmesi lazım. Kavga, dövüş, tantana, kavga, dövüş, tantana, mobbing, yer değiştirme, işten çıkarma, havuz, maaşların ödenmemesi, baskılar… Bunların hemen bitmesi gerekir. Madem problem sendikadaydı, problem Memiş Sarı'daydı, çok sevdiğin ve hemen de hayırlı olsuna gittiğin biri geldi, o zaman hemen bu işlerin bir çözülmesi gerekir diye düşünüyorum.
HAVUZ İDDİASI SÜRÜYOR
Ama aksi gibi öyle olmuyor. Havuzda güncelleme geldiği iddiası var mesela. Nedir? İdda periyodik muayenede, işçiler periyodik olarak muayenelere gidiyorlar ya. Havuza göndermek istediği işçilerle ilgili bu muayenelerde eğer şeker, tansiyon gibi eksiklikler çıkarsa bunlar havuza gönderiliyor. Fen işleri, tesisler, bakım onarımdan 9 işçinin bu şekilde havuza gönderildiği iddiası var. Yani biz bir türlü bu havuz işinden kurtulamadık.
İLK SINAV MAAŞLAR VE HAVUZ
E tamam orada o zaman… Çiçeği burnunda DİSK Bölge Başkanı Deniz Şahin Gümüştekin'in rüştünü de ispat etmek bakımından yapması gereken ilk şey, bu kronikleşmiş iki yıldır süren tartışmalı iki konuyu; maaşlar meselesi, alacaklar meselesi ve havuz meselesini İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde bir daha gündem olmamak üzere ortadan kaldırmak olmalıdır diye düşünüyorum.”



