

Askeri danışmanlık, silah desteği ve yerli destekçilerin finanse edilmesi gibi uygulamaların yanı sıra istihbarat örgütleri tarafından yönlendirilen kanlı darbeler, ABD’nin etki alanını genişletmek için yaygın olarak başvurduğu yöntemler arasında yer alıyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu birçok ülke, ‘İmparatorluk’ tarafından gerçekleştirilen askeri darbeler ve vekalet savaşları yüzünden, etkileri yıllar süren büyük acılarla yüzleşmek durumunda kaldı. İşte ABD’nin darbe zaman çizelgesi…

Endonezya – 1965: Endonezya Komünist Partisi’ni hedef alan darbede, Soğuk Savaş döneminin en büyük katliamlarından biri yaşandı. Darbenin arkasındaki CIA, General Suharto’ya silah ve istihbarat desteği vererek, hazırlanan ölüm listelerinin uygulanması neticesinde yaklaşık 1 milyon insan hayatını kaybetti.

Yunanistan – 1967: Yunanistan’daki seçimlerin sol partiler tarafından kazanılması beklenince ABD devreye girdi. CIA destekli darbede ‘Albaylar Cuntası’ olarak bilinen faşist grup, yönetime el koyarak 7 yıl süren bir diktatörlük kurdu. Bu süreçte binlerce komünist, sanatçı ve siyasi figür tutuklanarak işkence gördü. Avrupa’nın hemen yanı başında yaşanan hak ihlalleri, komünizme karşı savaş bahanesiyle göz ardı edildi.

Türkiye – 1980: 12 Eylül darbesi, sağ-sol çatışmaları, artan ‘anarşi’ ve rejimin dengesizleşmesi gerekçeleriyle gerçekleştirildi. Orgeneral Kenan Evren liderliğindeki Milli Güvenlik Konseyi, toplumsal muhalefeti ezmek amacıyla radikal bir şiddet dalgası başlattı. Darbenin ardından, dönemin CIA Ankara İstasyon Şefi Paul Henze’nin Washington’a gönderdiği “Bizim çocuklar başardı” mesajı, kayıtlara geçti. Türkiye’yi olası bir sosyalist rotadan uzak tutmayı ve neo-liberal dünya düzenine entegre etmeyi hedefleyen bu darbe sonucunda partiler kapatıldı, liderler gözaltına alındı ve yargılandı. 1 milyon 683 bin yurttaş fişlendi. 210 bin dava açıldı, 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi için idam cezası istendi ve 517 kişiye idam cezası verildi. İdam cezası alanlardan 50’si infaz edildi, 171 kişinin ise işkenceden öldüğü belgelendi.

Suriye – 2011: Rusya’nın Ortadoğu’daki genişleyen etkisi üzerine ABD, gizli istihbarat operasyonları ile Beşar Esad rejimine karşı cihatçı gruplara yıllarca silah ve mali destek sağladı. Doğrudan işgal yerine, sahadaki vekil güçler üzerinden ülkenin parçalanması ve enerji koridorlarının kontrolü hedeflendi. İç savaş, neredeyse tüm ülkeyi enkaza çevirdi ve milyonlarca insan evinden oldu ya da hayatını kaybetti.

Ukrayna – 2014: ABD, Rusya’nın Doğu Avrupa'daki etkisini azaltma amacı ile Ukrayna’ya milyarlarca dolarlık silah sağladı ve dolaylı olarak çatışmanın tarafı haline geldi. 2014 yılında başlayan savaş, Baltık ülkeleri ve Avrupa’yı tehdit eden bir potansiyele sahiptir ve halen devam etmektedir.

Yemen – 2015: Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun Yemen’i bombaladığı dönemde, ABD; havada yakıt ikmali, hedef belirleme istihbaratı ve mühimmat desteği sağlayarak dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin tetikleyicisi oldu. Binlerce insanın hayatını kaybettiği bu acımasız çatışmalar, ülkeyi geri dönülmez bir yok oluş tehlikesiyle karşı karşıya getirdi.



