

{siteDomain}’nin 10. yıl etkinliğinde Digel Tekstil ve Temel Conta işçilerinin uzun süren direnişi ödüllerle taçlandırıldı. İşçiler, sahnede hem yaşadıkları hak ihlalleri hakkında bilgi verdiler hem de “Bu mücadele ekmek kadar onur meselesidir” mesajını vurguladılar.

400 Gündür Direnen Digel Tekstil İşçileri Sahnede
Digel Tekstil işçileri adına söz alan Bahar Tunçer, {siteDomain}’ye teşekkür ederek başladığı konuşmasında yaklaşık 400 gündür süren direnişin nedenlerini ve karşılaştıkları ağır çalışma koşullarını aktardı. Yedi yıl boyunca Digel Tekstil’de çalışan Tunçer, anayasal haklarını kullandıkları için işten çıkarıldıklarını bildirdi. Tunçer, “17 Ocak 2025’te sefalet ücretine ‘hayır’ dediğimiz için TEKSİF Sendikası’nda örgütlendik. Bu süreçte 15 arkadaşımız haksız bir şekilde işten çıkarıldı. Yaklaşık 400 gündür yılmadan, bir gün bile geri adım atmadan direniyoruz” şeklinde konuştu.

“Dayanışmaya İhtiyacımız Var”
Digel Tekstil’in Alman menşeli bir firma olduğunu hatırlatan Tunçer, Almanya’daki çalışanlara tanınan hakların Türkiye’deki işçilere de verilmesi gerektiğini vurguladı. Fabrikada çalışanların %85’inin kadın olduğunu belirten Tunçer, hamile kadınlardan ultrason görüntüsü istendiğini dile getirerek, “Bu nasıl bir özel hayat ihlalidir, hangi yüzyılda yaşıyoruz?” diyerek tepkisini dile getirdi.
Çalışma koşullarını aktaran Tunçer, su sebillerinin tuvaletlerin yanına konulduğunu, mescidin “ölüm merdiveni gibi” olduğunu ve engelli çalışanların ciddi zorluklar yaşadığını ifade etti. Yaz aylarında 50 dereceyi aşan sıcaklarda klimaların çalışmadığını belirten Tunçer, “Biz işçiyiz diye terleyeceksiniz deniyor. Peki ofislerde çalışanlar terliyor mu?” şeklinde tepki gösterdi.
Direniş alanında yazın kavurucu sıcaklara, kışın ise fırtına ve yağmura rağmen çadırlarını terk etmediklerini söyleyen Tunçer, “Bizim reklama değil, gerçek dayanışmaya ihtiyacımız var. Maddi değil, omuz omuza durulmasını istiyoruz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

420 Gündür Grevde Olan Temel Conta İşçileri: Bu Bir Onur Mücadelesi
Ödül töreninde söz alan Temel Conta işçileri, yaklaşık 420 gündür sürdürdükleri direnişin sadece ekonomik olmadığını, aynı zamanda bir onur mücadelesi olduğunu belirttiler.
Petrol-İş Sendikası ile birlikte mücadele ettiklerini ifade eden işçi temsilcisi, “420 gündür fabrikanın kapısının önündeyiz. Çoğunluğu kadınlardan oluşan işçiler, anneler, babalar, dedeler… Hepimiz emeğimizin ve onurumuzun arkasındayız” şeklinde konuştu.
Temel Conta’daki mesele ile ilgili olarak işçi, “Biz alın terimizin onurunu savunuyoruz. Patron bizim sahibimiz değil. Bizim sahibimiz emeğimizdir” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Bir buçuk yıla yakın süredir yazın ve kışın grev çadırında kalmayı sürdürdüklerini belirten Temel Conta işçisi, “Asgari ücretle çalışıyorduk. Havalandırması olmayan ortamlarda, yurtdışında yasaklı kimyasallarla, maskesiz çalıştırıldık. Hakkımızı aradığımızda ise bir çöp gibi kapının önüne konulduk” dedi.
Direniş sürecinde çocukların da büyüdüğünü vurgulayan işçi, “O çadırda çocuklarımız beş yaş büyüdü. Bu mücadele onların geleceği içindir. Vazgeçmeyeceğiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
420 gündür adalet talep ettiklerini söyleyen Temel Conta işçisi, “Bu ülkede adalet sadece zenginlere mi var? Toplu iş sözleşmesi masasına oturulmuyor, grev kırılıyor, hukuksuzluklar cezasız kalıyor. Ama biz direne direne kazanacağız” şeklinde sözlerini tamamladı.




