reklam
reklam
DOLAR44,3258% 0.24
EURO50,9879% 0.36
STERLIN59,1278% 0.87
FRANG55,9457% 0.35
ALTIN6.538,31% -4,54
BITCOIN69.141,18-3.523
reklam

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nden 19 Mart mesajı: Demokrasi rafa kaldırıldı

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nden 19 Mart mesajı: Demokrasi rafa kaldırıldı
reklam

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 19 Mart’ta başlayan protestoların birinci yıl dönümünde İzmir Barosunda bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, İzmir Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Fahri Yüce Ayhan, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Aykut Akdemir ve DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin ile kurum temsilcileri katıldı.

“DEMOKRASİ RAFA KALDIRILDI”

O dönem yaşananları ve güncel durumun değerlendirildiği toplantıda konuşan İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, şunları söyledi:

“Demokrasi raydan çıktı hatta ray kalmadı. Bunun tuğlaları özellikle 2010 ve 2017 Anayasa değişiklikleriyle oldu. 2017 Anayasa değişikliğiyle Parlamenter sistemden çıktı. Artık karşımızda hesap veren, şeffaf ve demokrasiyi işleten bir anlayış yok. 19 Mart sürecinin başlangıcının temelinde demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, temel hak ve özgürlüklerden uzaklaşan bu anlayışın ülkeyi yönetme biçimi var. Demokrasiden uzaklaşma ve tek adam rejimini uygulamaları 19 Mart’ta başlamadı. 19 Mart’ta başlayan bu protestolarda yüzlerce insan gözaltına alındı. Bu kişilerin çoğu tutuklandı. İzmir’deki protestolarda gençler, sanatçılar, hukukçular hiçbir gerekçe gösterilmeden günlerce gözaltında tutuldular. Temel Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkıyla ilgili o kadar büyük ihlaller yaşandı ki! Bu kapsamda yargılamalar hala sürüyor. Bizim ülkemizde en temel haklar yok sayıldı. Bu hakların önüne gerek Valilik gerekse kaymakamlık kararlarıyla geçildi. Bu, demokrasinin rafa kaldırılmasından başka bir şey değildir.

Türkiye Cumhuriyeti artık bir hukuk devleti değil. Anayasası olan ama anayasal olmayan bir ülke. Eskiden hukuk devleti olalım kanun devleti olmayalım anlayışı vardı. Şimdi kanun devleti bile değiliz. Kanunların ve hukukun sadece kendileri gibi düşünenler için uygulandığı bir ülkede yaşıyoruz. Bunun adı demokrasi değil. Emek ve Demokrasi Güçleri olarak o süreci çok yakından takip ettik. Sürekli alanda ve yurttaşların yanındaydık. Her zaman adaletten, demokrasiden, insan haklarından yana tavır sergileyen ve bundan vazgeçmeyen bir Emek ve Demokrasi Güçleri var. Hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Yan yana duracağız, birlikte güzel günler göreceğiz.”

“DOĞRUYU SÖYLEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sözcüsü Aykut Akdemir ise konuşmasında şunları dile getirdi: “Yönetemiyorlar, yönetemedikçe saldırıyorlar, saldıracaklar. Bu saldırılardan vazgeçsinler. İstinat ettikleri suçların gerçek olmadığını bütün halk bilmesine rağmen hala suçlamaya devam edip kendilerini aklama gibi bir sorumlulukta bırakmaları doğru bir adli yöntem değildir. Anayasa Mahkemesi kararlarının yok sayıldığı bir ülkede bu suçlamalarla kimseyi lekeleyemezsiniz. Bir kez daha sesleniyoruz. Gençlerin seslerini dikkate alsınlar. Onlar sokakta demokrasi ve hukuk talep ederken onlara saldıranlara da söylüyoruz. Bugün saldırıldıkları o gençler, yarının yöneticileri, bu ülkenin sahipleri. Talimatlı bir hukuk sisteminin bizim talimatlarımızı almasını talep ediyoruz. Biz de bundan sonra talimat veriyoruz. Adil olun, mesleğinizin gereğini yapın, hukukun evrensel ilkelerinden uzaklaşmayın. Bize düşen tek görev, konuşmak ve doğruyu söylemektir. Biz doğruyu söylemekten vazgeçmeyeceğiz.

“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ YENİDEN GÖSTERMELİYİZ”

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin de şöyle konuştu: “Muhalif olan herkes tutuklanıyor. İşçiler, işsizler, emekliler, açlıkla terbiye edilemeye çalışılıyor. Kadınlar istihdamdan el çektiriliyor, öldürülüyor. Gençlerin önü kapatılıyor. Bu ülkede muhalif olan herkes yargı sopasıyla susturulmaya çalışıyor. Bizim tek yapmamız gereken demokrasi ve hukuk için birleşmek. Siyasi iktidara karşı hukukun üstünlüğünü yeniden göstermeliyiz.

“TEMEL DEĞERLERE YÖNELİK BİR TAHRİBAT VAR”

İzmir Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Fahri Yüce Ayhan ise, “Hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmayan sanıklar, sağlık hakkına erişimde sıkıntı yaşadılar. Sağlıklı bir muayene ve takip süreci içinde oldukları söylenemez. Özellikle ilk gözaltı döneminde İl Sağlık Müdürlüğünün gözaltı merkezlerinde hekim görevlendirmesi gibi garip bir durum ortaya çıktı. Çünkü hukuki olarak gözaltı muayenelerinin bir sağlık kurulunda yapılması gerekiyor. Burada da ciddi bir sağlık hakkı ihlali vardı. Ülkemizin kolonları çökertiliyor. Sadece hukuk, sağlık, laiklik değil; eğitim, ekonomi, sosyal eşitlik gibi ülkenin temel değerlerine yönelik bir tahribat var. Bu tahribatı, eziyeti çekenler olarak aşacağız. Ülkenin ahval şeraiti 14 Mart 1919’da bugünkünden daha iyi değildi. Bugünkü durumun da aynı inanç ve kararlılıkla yenileceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP