reklam
reklam
DOLAR43,0596% 0.05
EURO50,3956% 0.17
STERLIN58,0357% 0.07
FRANG54,0054% 0.08
ALTIN6.110,51% -0,80
BITCOIN90.130,82-2.119
reklam

İzmir'de 19 Milyonluk Akaryakıt İstasyonu Satışında Sahte Senet Skandalı

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir'de 19 Milyonluk Akaryakıt İstasyonu Satışında Sahte Senet Skandalı
reklam

İzmir’deki bir akaryakıt istasyonu sahibi Sevgül Tatlıdere, işletmesini satma aşamasında kendisi adına düzenlenmiş sahte bir senet nedeniyle icra takibiyle karşı karşıya kaldı. Tatlıdere, imzasının taklit edilmiş olduğunu belirterek yargıya başvurdu.

Edinilen bilgilere göre, Sevgül Tatlıdere, akaryakıt istasyonunu satma kararı aldı ve eşi Şahin Tatlıdere süreci yönetmesi için devreye girdi. Şahin Tatlıdere, daha önce çalıştığı bir emlakçıyla iletişime geçerek satış sürecini başlattı. İstasyon, 4 Aralık tarihinde satışa sunuldu. İlanın ardından sadece bir gün sonra, 5 Aralık’ta Sevgül Tatlıdere’yi arayan bir kişi, akaryakıt istasyonunu satın almak istediğini bildirdi. Sevgül Tatlıdere, görüşmelerin yapılabilmesi için alıcıyı eşi Şahin Tatlıdere’ye yönlendirdi. Bu süreçte alıcı olduğu iddia edilen N.U. isimli şahıs, Şahin Tatlıdere ile irtibata geçti ve 19 milyon TL’lik satış bedelinin hazır olduğunu belirterek çiftin satış işlemleri için ofislerine davet etti. Ancak çift, burada beklenmedik bir durumla karşılaştı; alıcı N.U., son anda satışı iptal ettiğini bildirerek gelmeyeceğini duyurdu.

İCRA TEBLİGATI ŞOKU

Ancak olayın gerçek yüzü günler sonra ortaya çıktı. Sevgül Tatlıdere, evine gelen bir icra tebligatıyla hayatının en büyük şokunu yaşadı. Aldığı evrakı incelediğinde, istasyonun 19 milyon TL değerinde bir kambiyo senedinin düzenlendiğini gördü. Senette kişisel bilgilerinin ve imzasının taklit edildiğini fark eden Tatlıdere, dolandırıcıların hedefi olduğunu anladı. Büyük bir şaşkınlık yaşayan Sevgül Tatlıdere, önceden planladığı Amerika seyahatini acil olarak iptal etti. Hemen savcılığa giden Tatlıdere, evrakın tamamen sahte olduğunu ifade ederek şikayetçi oldu. Olayın organize bir çete tarafından planlandığını ileri süren kadın, sorumluların cezalandırılmasını talep etti.

“NUMARAMI TAPUDAN ALDIĞINI BELİRTTİ”

Ayın 4’ünde eşinin benzin istasyonunu satışa sunmaya karar verdiğini belirten Sevgül Tatlıdere, takip eden günlerde tanımadığı bir şahıs tarafından arandığını söyledi. “Telefonda, ‘Benzin istasyonunu alıyorum, ciddi bir müşteriyim, 19 milyon olursa alacağım’ dedi. Emlakçımızla ilgilendiğimi, henüz tabela bile asılmadığını ilettiğimde numaramı nereden bulduğunu sorduğumda tapu dairesinden aldığını belirtti. Kendisine beni rahatsız etmemesini, eşim ve emlakçımızın bu işle ilgilendiğini söyledim ama üç gün sonra aynı konuyla arandım. Eşime durumu bildirdim. Ayın 10’u için ‘gelin, aramızda senet yapacağız’ dedi ancak ciddiye almadım. Ayın 10’u geldiğinde eşimin ofisine gittiğimde beni arayıp ‘Ben vazgeçtim, sizin emlakçınız işimi bozuyor’ dedi. Tepkimi gösterdiğimde yüzüme telefonu kapatıp bir daha ulaşamaz hale geldi” diye konuştu.

“ŞAHISLARI TANIMIYORUM”

Olay üzerinden iki hafta geçtiğinde ve ay sonunda Amerika'ya gitmeyi planlarken biletini Ocak başına ertelemek zorunda kalanın Sevgül Tatlıdere olduğu belirtildi. “Ayın 2’sinde evime bir icra takibi geldi. İlk başta 19 bin TL olduğunu sandığımız tutarın, avukatımın kontrolüyle 19 milyon TL olduğunu öğrenince şok geçirdik. Bu durumun benzin istasyonu ile ilgili olduğunu anladık. İcrayı yapan kişinin uzay Uzunoğlu olarak tanıttığı, aslında N.U. olduğu ve dosyada alacaklı olarak görünen bir kadının olduğu ortaya çıktı. Bu şahısları tanımıyorum; hiç görmedim ve konuşmadım. Benim hiçbir yere imza atmadığım gibi kargo aracılığıyla imzam alınmış olabilir ama bilgim yok. Yaşadığım şokun tarifi yok, başıma böyle bir şeyin nasıl geldiğine inanamıyorum” şeklinde düşüncelerini paylaştı.

ZAMANLAMANIN ŞÜPHELİLİĞİ

Olayın, müvekkilleri Sevgül Tatlıdere’nin imzasının taklit edilmesi ve organize bir şekilde hareket eden şüphelilerin icra takibi başlatmalarıyla bağlantılı olduğunu düşündüklerini belirten Avukat Mahmut Dağhan, “Ödeme emri süreçleri tebligat yoluyla işlediği için, yasal sürelerin kaçırılması halinde takip kesinleşmekte, banka hesaplarına bloke konulmakta ve taşınmazların haczedilerek satışına kadar gidilebilmektedir. Şüpheliler, müvekkillerimizin yurt dışında olacağı zamanı değerlendirerek bu süreci oldubittiye getirmeye çalıştılar. Ancak seyahatlerinin ertelenmesi sayesinde tebligat evdeyken alınmış, bu sayede durum erken fark edilerek cezai yönden suç duyurusunda bulunulmuş ve gerekli hukuki işlemler başlatılmıştır” diye ekledi.

KURYE VE İMZA RİSKİNE DİKKAT

Olayın, imzanın hileyle alınması ve bilgisayar ortamında senede dönüştürülmesi ihtimalleri taşıdığına dikkat çeken Dağhan, özellikle kurye aracılığıyla alınan imzaların büyük risk oluşturduğunu belirtti. “Müvekkilimizin rızası ihlal edilerek başlatılan bu takip, hem cezai soruşturma gerektirmekte hem de icra takibinin iptaliyle sonuçlanabilecek niteliktedir. Günümüzde teknoloji ile kargo teslimatları telefona gelen kod ile yapılabilmekte, resmi bir makam olmadıkça ve kimliği net olmayan kişiler aracılığıyla getirilen evraklara imza atılmaması büyük önem taşımaktadır. Aksi halde vatandaşlar bu tür organize dolandırıcılıkların mağduru olabilirler” diye uyardı.

reklam

YORUM YAP