

DOĞUKAN FİKRİ FİDAN- İZ GAZETE Bornova Belediyesi tarafından hayata geçirilen kent bostanları, şehirde yaşayan vatandaşların kendi gıdasını üretmesine olanak sağlıyor. Son yıllarda artan gıda fiyatları ve sağlıklı gıdaya erişim tartışmalarıyla birlikte bu tür uygulamalar daha da önem kazandı. Konuya ilişkin {siteDomain}’ye değerlendirmelerde bulunan Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, kent bostanlarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
“KENT KENDİ GIDASINI ÜRETEBİLMELİ”
Kırım, kent içinde tarım yapılmasının birçok açıdan önemli olduğunu belirterek, “Kentte bir tarım mekanizmasının kurulması, kentin kendi gıdasını üretmesi çok kıymetli bir şey. Bu hem doğallığı artırır hem de birçok dengeyi yeniden kurar” dedi. Bu modelin uzun tedarik zincirlerini de azaltabileceğine dikkat çeken Kırım, “Antalya’dan buraya gelen bir ürün yerine yerelde üretim yapılması mümkün olabilir. İzmir’in buna ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA YAYGIN, İZMİR’DE POTANSİYEL YÜKSEK”
Kent bostanı modelinin dünyada yaygın olduğunu belirten Kırım, İzmir’in bu konuda önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Kırım, “Dünyanın birçok yerinde bu uygulamalar var. Sadece ev hanımları değil, beyaz yakalılar da bu sürece dahil oluyor. Hatta çocuklar tarım eğitimi alıyor. Bu sadece üretim değil, aynı zamanda bir öğrenme süreci” diye konuştu. İzmir’de özellikle bazı bölgelerin bu model için uygun olduğuna dikkat çeken Kırım, “İnciraltı gibi alanlar bu potansiyeli taşıyor” dedi.

“KAMU ALANI OLARAK KALMASI ÖNEMLİ”
Kent bostanlarının aynı zamanda kamusal alanların korunmasına katkı sunduğunu belirten Kırım, “Bu alanların kamuya ait kalması önemli bir avantaj. Örneğin Kadifekale’de yapılan uygulama bu açıdan da değerli” dedi. Ancak uygulamanın plansız yapılmaması gerektiğini vurgulayan Kırım, “Popülist şekilde her yere yapılmamalı. Otoyol kenarına yapılan bir bostan sağlıklı olmaz. Temiz, yaşam alanlarının içinde kalan yerlerde yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“SADECE ÜRETİM DEĞİL, YAŞAM BİÇİMİ”
Kırım, kent bostanlarının yalnızca gıda üretimi değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik katkılar da sunduğunu belirtti: “İnsanların kendi gıdasını üretmesi büyük bir avantaj. Ne yediğini bilmek önemli. Aynı zamanda bu bir uğraş, bir meşgale. Fiziksel aktivite sağlıyor, toprakla bağı güçlendiriyor.” Toprakla bağın toplum sağlığı açısından da önemli olduğunu vurgulayan Kırım, “Toprakla bağı güçlü olan toplumların psikolojisi de daha güçlü olur. Bu çok önemli bir faktör” dedi.

“GIDA İSRAFINI DA AZALTIR”
Kırım, üretim sürecine dahil olan bireylerin emeği daha iyi anladığını belirterek, bunun gıda israfını da azalttığını söyledi: “Bir ürünün nasıl yetiştiğini gören insan, o emeğe saygı duyar. Bu da gıda israfını azaltır. Aynı şekilde suyun nasıl kullanılacağını öğrenir.”
“KENT ESTETİĞİNE DE KATKI SAĞLAR”
Kent bostanlarının şehir estetiğine de katkı sunduğunu belirten Kırım, bu alanların sosyal yaşamla entegre edilmesi gerektiğini söyledi: “Bu alanlar doğru planlanırsa kent estetiğinin bir parçası haline gelir. Etrafına oturma ve dinlenme alanları yapılırsa herkesin kullanabileceği yaşam alanlarına dönüşür.”



