reklam
reklam
DOLAR43,8414% 0.02
EURO51,6905% -0.02
STERLIN59,1680% 0
FRANG56,4752% -0.14
ALTIN7.272,84% 1,25
BITCOIN66.302,40-2.425
reklam

İzmir'de Bina Dönüşüm Süreçleri Milyonlara Mal Oluyor: Yaşlılar Ne Yapacak?

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir'de Bina Dönüşüm Süreçleri Milyonlara Mal Oluyor: Yaşlılar Ne Yapacak?
reklam

30 Ekim depreminin ardından İzmir'de yapı güvenliği konularındaki endişeler artış gösterdi. Belediyeler, mevcut yapı envanterlerini güncelleyerek risk haritaları oluşturuyor. Ancak yıkım ve yeniden inşa süreçlerinde karşılaşılan maliyetler, pek çok apartmanda dönüşüm sürecini engelliyor.

Sektör analizlerine göre, İzmir'de yeni bir betonarme inşaatın metrekare maliyeti 20 ile 30 bin lira arasında değişiyor. Bu durumda, 100 metrekarelik bir dairenin inşaat maliyeti 2 ila 3 milyon lirayı bulabiliyor. Yıkım, proje, ruhsat, mühendislik hizmetleri ve diğer masraflarla toplam maliyetin 3 ila 4 milyon liraya çıkabileceği belirtiliyor. Geçtiğimiz hafta İzmir'de yapılan afet panelinde, daire başına dönüşüm maliyetinin 4 milyon liraya kadar yükselebileceği ifade edildi.

Finansmanın sağlanması ise ayrı bir sorun. Panelde verilen bilgilere göre, dönüşüm kredilerinin aylık ödemeleri 90 bin liraya kadar çıkabiliyor. Bu durum, sabit gelirli vatandaşlar için önemli bir engel oluşturuyor.

“BU YAŞTAN SONRA UĞRAŞMAM”

Bornova'da 1997 yılından beri aynı apartmanda yaşayan 79 yaşındaki Ender Ortakaya, 31 yıldır oturduğu binada depremin etkilerini hasarsız atlattıklarını dile getiriyor. Ancak, belediyenin yakın zamanda yaptığı yapı envanteri sonucu binanın dönüşüme girmesi gerektiği bilgisini aldıklarını aktarıyor.

Ortakaya, bu duruma kararlı bir şekilde karşı çıkıyor: “Ben bu yaştan sonra bu işlerle uğraşamam. Binam yapılırken nereye gideceğim? Kira mı ödeyeceğim? Bu işlerle benden sonra ailem ilgilensin. Ben binama güveniyorum” diye belirtiyor.

Bu sözler, İzmir'deki birçok apartmanda benzer düşüncelere sahip olan kişilerin görüşlerini yansıtıyor. Özellikle emekli ve sabit gelirli sahipleri, milyonluk maliyetler ve belirsizlikle dolu inşaat süreçleri nedeniyle dönüşüme uzak duruyorlar. Kiraya çıkma zorunluluğu ve artan kira fiyatlarıysa karar vermeyi daha da zorlaştırıyor.

BAYRAKLI'DA DURUM DAHA KÖTÜ

Bayraklı, deprem gerçeğiyle en ağır yüzleşen ilçelerden biri oldu. 30 Ekim 2020'de bu bölgede büyük yıkım yaşanmış, 117 kişi yaşamını kaybetmişti.

Afet panelinde konuşan Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, ilçede dönüşmesi gereken 1000'in üzerinde bina bulunduğunu açıkladı. Önal'a göre, Bayraklı'daki nüfusun yaklaşık %70'i, 2008 öncesi inşa edilmiş ve depreme karşı risk taşıyan binalarda yaşıyor.

Önal, vatandaşların risk tespiti yaptırmaktan kaçındığını vurgulayarak, bunun ardındaki temel etkenin ekonomik kaygılar olduğunu belirtti. “Hiç kimse yarın ölüme giderken bunu isteyerek yapmaz. Ama insanlar test yaptırmaktan kaçınıyor. Çünkü dönüşüm maliyetini karşılayamayacaklarını düşünüyorlar” dedi.

2012 ile 2019 yılları arasında yaklaşık 1500 yapının dönüşüm için başvuruda bulunduğuna dikkat çeken Önal, 2020 depreminden sonra son altı yıl içinde dönüşüm sürecine girebilen bina sayısının sadece 300 civarında kaldığını, bunların da yarısının inşaat aşamasında bulunduğunu aktardı. “Finansman olmadan bu dönüşüm gerçekleşemez” diyerek durumu özetledi.

DEPREM RİSKİ İLE EKONOMİK ENGELLER ARASINDA

İzmir'de riskli yapı stoku durumu net olarak biliniyor. Belediyelerin yaptığı envanter çalışmaları, kentin genel durumunu gözler önüne seriyor. Ancak milyonları bulan maliyetler, ağır kredi yükleri ve apartman içindeki kuşak farklılıkları, dönüşüm süreçlerinin hızını yavaşlatıyor.

reklam

YORUM YAP