

İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, şehirde yaşanan su krizine dair deniz suyunun kullanımına vurgu yaptı. Elban, “İzmir'in su problemine deniz suyu ile çözüm bulunabilir. Artık deniz suyunun arıtma maliyetleri, İZSU'nun diğer su maliyetleriyle neredeyse eşit durumda. Gelişen teknolojiler, deniz suyundan su üretim maliyetlerini düşürdü. İzmir, deniz suyundan faydalanarak bu sorunu aşabilir. Bu konuda somut adımlar atılmalıdır” şeklinde konuştu.
“EN BÜYÜĞÜNÜ YAPMA HEVESİ”
Çevre Mühendisi Mehmet Faruk İşgenç, İzmir’de su krizine yönelik deniz suyu arıtma yöntemine dair değerlendirmelerde bulundu. İşgenç, küçük ölçekli tesislerin bu soruna kısmen çare olabileceğini dile getirdi. Deniz suyu arıtımının Ortadoğu'da yaygın bir uygulama olduğunu belirten İşgenç, “Deniz suyu arıtması bir kez daha gündeme taşındı. Kültürümüzde büyük olanı yapmak gibi bir tutku var. Kamu sektöründe de gözlemlediğim kadarıyla, bir şeyin işletilmesine değil, yalnızca yapılmasına odaklanılıyor. En büyük arıtma tesisi yapılsın, ama onun nasıl işletileceği pek önemsenmiyor” dedi.

DENİZ SUYU ARITIMI: YÜKSEK MALİYETLER
Deniz suyu arıtım yönteminin özellikle Ortadoğu coğrafyasında yaygın olarak kullanıldığına dikkat çeken İşgenç, arıtma yöntemlerinden birinin buharlaştırma olduğu fakat bunun maliyetinin çok yüksek olduğunu ifade etti. Ters ozmos yöntemi de mevcut, ancak bu yöntem de enerji tüketiminde oldukça yoğundur. Günümüzde metreküp maliyeti 1 dolar seviyesinde, çevresel faktörlerle bu maliyet 2 dolara kadar çıkabiliyor. Bu yöntem oldukça masraflı. Türkiye'de, turistik alanlarda bu yöntem kullanılmakta; örneğin, Marmara'daki Avşa Adası bunu uyguluyor ancak deniz dalgalı olduğunda su arzında zorlanabiliyorlar. Zamanla kapasiteleri artırılmış durumda. Bu durum iyi analiz edilmelidir. İzmir için büyük tesisler yapma tutkusundan ziyade, küçük tesislerle incelemenin yapılması gerekmekte” diyerek sözlerini tamamladı.



