reklam
reklam
DOLAR43,3725% 0.25
EURO51,3279% 0.73
STERLIN59,2261% 1.15
FRANG55,4919% 1.27
ALTIN6.945,51% 1,57
BITCOIN89.615,930.67
reklam

İzmir'deki Afet Toplanma Alanları Yeterli mi? İşte Kritik Tablo

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir'deki Afet Toplanma Alanları Yeterli mi? İşte Kritik Tablo
reklam

Türkiye’nin aktif depremlerle bilinen bölgelerinden biri olan İzmir, geçmişteki depremlerle bu gerçeği sıklıkla deneyimledi. Uzmanlar, afetlere hazırlığın sadece yapıların durumu ile sınırlı olmadığını, afet sonrası toplanma alanlarının da son derece kritik olduğunu ifade ediyor.

PARKLAR, OKUL BAHÇELERİ VE AÇIK ALANLAR

Konak, Karabağlar, Bornova, Buca, Bayraklı ve Karşıyaka gibi yoğun nüfuslu ilçelerde, afet toplanma alanlarının çoğunluğu parklar, okul bahçeleri ve kamusal açık alanlardan oluşmakta. Ancak bu alanlar, yoğun yapılaşmanın ortasında kalmakta, ulaşım açısından sıkıntılı noktalarda yer almakta ve en önemlisi, afet anında gerçekten kullanılabilir olup olmadıkları belirsizliğini korumakta.

YURTTAŞLAR BİLİYOR MU?

Sahadaki en büyük sıkıntılardan biri bilgilendirme eksikliği. Çok sayıda vatandaş, yaşadığı bölgede afet toplanma alanının nerede olduğunu maalesef bilmiyor. Yetersiz bilgilendirme tabelaları ve güncel olmayan listelerin varlığı, olası bir afet durumunda karmaşaya yol açma endişesini artırmakta. Resmi kayıtlara göre İzmir genelinde binlerce afet toplanma alanı mevcut, ancak uzmanlar bu alanların nüfus yoğunluğuna göre yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

HAZIRLIK SADECE DEPREM ÖNCESİ DEĞİL

Afet yönetiminde en kritik sürecin, depremin ardından gelen ilk saatler olduğu belirtiliyor. Toplanma alanlarının yeterli, güvenli ve herkes tarafından bilinen noktalar olması, can kayıplarının ve kaosun önüne geçilmesinde önemli bir rol oynamakta.

METROPOL İLÇELERDE TABLO NASIL?

İzmir’in nüfus yoğunluğu yüksek metropol ilçelerinde afet toplanma alanlarının durumu, ilçeden ilçeye değişiklik göstermektedir.

  • Konak’ta, toplanma alanlarının çoğunluğu küçük ölçekli parklar ve okul bahçelerinden meydana geliyor. Tarihi bölgelerdeki yoğun yapılaşma nedeniyle açık alan sayısı sınırlı ve bu durum afet sonrası toplanma kapasitesi hakkında soru işaretleri doğuruyor.
  • Karabağlar, İzmir’in en kalabalık ilçelerinden biri olmasına rağmen, kişi başına düşen açık alan miktarı oldukça düşük. Mevcut toplanma alanlarının büyük bir kısmı mahalle içlerinde yer almakta ve bunların olası bir deprem sonrası erişilebilirliği tartışma konusu.
  • Bayraklı’da, 2020 depremi sonrası afet bilinci artmasına rağmen, bazı toplanma alanlarının yapılaşma içinde kalması göze çarpıyor. Bu alanların çevresinde yüksek binalar olması, güvenlik açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşleri gündeme taşıyor.
  • Bornova’da, üniversiteler ve geniş yeşil alanlar avantaj oluşturuyor. Ancak ilçe genelinde nüfusun homojen dağılmaması, bazı mahallelerde toplanma alanlarına erişimin zor olduğu eleştirilerine neden oluyor.
  • Buca’da hızla artan nüfus ve yeni yapılaşma, afet toplanma alanları üzerindeki baskıyı artırıyor. Bazı belirlenen alanların yoğun konut bölgelerine uzak olması, afet anında tercih edilip edilmeyeceği hususunda belirsizlik yaratıyor.
  • Karşıyaka’da sahil bandı ve büyük parklar önemli toplanma alanları arasında yer alıyor. Ancak iç bölgelerde yaşayan halk için bu alanlara ulaşımın, özellikle afet sonrası koşullarda, ne ölçüde mümkün olacağı merak konusu.

ORTAK SORUN: ERİŞİM VE BİLİNİRLİK

İlçelerde görülen farklılıklar olsa da ortak sorunlar açıkça dikkat çekiyor. Çoğu toplanma alanında yönlendirme tabelalarının yetersiz olduğu, vatandaşların büyük bir kısmının ise kendi mahallelerindeki toplanma noktalarını bilmediği bilgisi paylaşılıyor.

2020 DEPREMİ SONRASI NE DEĞİŞTİ?

30 Ekim 2020'deki İzmir depremi, afet toplanma alanlarının önemini tekrar gözler önüne serdi. Depremin ardından özellikle Bayraklı ve Bornova gibi bazı ilçelerde bu alanların güncellenmesi ve yeniden belirlenmesi için çalışmalar yapılmaya başlandı. Süreç boyunca bazı alanlar listeden çıkarıldı, bazı yeni alanlar ise sisteme eklendi. Yerel yönetimler, bilgilendirme haritaları, dijital uygulamalar ve internet tabanlı sorgulama sistemleri geliştirmeye başladı. Ancak bunların sahada karşılık bulup bulmadığı tartışma konusu. Deprem sonrası dönemde afet bilincinin arttığı söylenmesine rağmen, uzmanlar yapılan çalışmaların çoğunun planlama aşamasında kaldığını belirtiyor. Toplanma alanlarının fiziksel koşulları, altyapı durumu ve afet anında gerçek anlamda kullanılıp kullanılamayacağı konularında ise veri eksiklikleri olduğu öne sürülüyor. Ayrıca, 2020 depreminde bazı toplanma alanlarının beklenen işlevi göstermediği, vatandaşların belirlenen alanlar yerine geniş cadde ve sokakları tercih ettikleri hatırlatılıyor. Bu durum, alanların sadece belirlenmesi değil, erişim, güvenlik ve bilinirlik gibi unsurların da ele alınması gerektiğini vurguluyor.

reklam

YORUM YAP