

Saat Kulesi, İzmir’in sembolü olarak bilinirken, Konak Meydanı’ndaki kuşlar ve onlara yem verme geleneği de kentin günlük yaşamının göz ardı edilemeyen önemli unsurlarından biri. Yıllardır aynı yerde bulunan kuş yemi satıcıları, İzmir’in en eski ve görünmez mesleklerinden birini icra ediyor.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DEVAM EDEN BİR KÜLTÜR
Konak Meydanı</strong’nda kuş yemi satan bir esnaf, bu geleneğin nasıl yaşatıldığını şöyle ifade ediyor: “Burada yalnızca yem satmıyoruz. İnsanların çocukluk anılarını da satıyoruz. Babasıyla gelen çocuk, büyüyor ve yıllar sonra kendi çocuğunu getiriyor. Onlar kuşlara yem atıyor, fotoğraflar çekiyor. Biz de burada hâlâ varız.” Erken sabah saatlerinde ya da akşam kalabalığında kuş yemi satıcıları için bu iş, sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir süreklilik meselesi.

BİR BARDAKTAN ÖTE
Plastik veya karton bardaklar sadece buğday ve mısırla dolu değil. O bardaklar; bayram ziyaretleri, okul çıkışları ve vapur sonrası yapılan kısa uğrakları hatırlatıyor. Çocuklar için Konak Meydanı, genellikle kuşların yanına bu denli yaklaşabilmenin anlamını taşıyor. Aynı satıcı, meydandaki değişimi şöyle özetliyor: “Saat Kulesi yerinde duruyor ama etrafı çok değişti. Eskiden insanlar daha uzun süre burada kalırdı. Şimdi hızlı geçiyorlar. Ama kuşlar hâlâ değişmedi. Yem atanları görünce hemen yanımıza geliyorlar.”
KENTİN EN GELENEKSEL MESLEKLERİNDEN BİRİ
Kuş yemi satıcılığı, resmi kayıtlarda pek yer almamasına rağmen, Konak Meydanı’nın hafızasında onlarca yıldır varlığını sürdürüyor. Bu işi yapanların çoğu, aile geleneğiyle bu mesleği öğrenmiş. Ne dükkanları ne de tabelaları var; ancak kent kültüründe yerleri çok sağlam. Bugün bir bardak kuş yemi 20 liraya satılıyor. Fiyatlar artsa da işin zorluğu devam ediyor: “Bazen insanlar ‘çok pahalı’ diyor. Ama bu iş yazın başka, kışın başka. Yağmurda kimse gelmez. Bayramda kazanıyoruz. Yoksa gün boyunca burada beklemek zorundayız.”

İZMİR'İN SİMGESİ
1901 yılında inşa edilen Saat Kulesi, İzmir’in simgesi olarak biliniyor. Onu yaşayan bir mekâna dönüştüren, etrafındaki sosyal yaşam. Güvercinler, fotoğraf çeken insanlar, çocuklar ve kuş yemi satıcıları bu yaşamın vazgeçilmez parçaları. Bir satıcı, kuşlarla olan ilişkisini şöyle ifade ediyor: “Bunlar bizim kuşlarımız gibi oldu. Sabah gelmezsek bizi arar gibiler. Onların aç kalmaması için sabah erken geliyoruz. İnsanları ve kuşları birbirine alıştırıyoruz.”
KAMUSAL BİR RİTÜEL
Kuşlara yem atmak, İzmir’de adeta bir kamusal ritüel haline gelmiş. Tanımadığınız kişilerle aynı güvercinlere yem vermek, kısa süreli bir bağ kuruyor. Kentte herkesin birbirinden uzaklaştığı zamanlarda bile, bu küçük temas devam ediyor. Bazen duyuyorum ki, hiç konuşmayan insanlar aynı anda yem atıyor ve gülümsüyorlar. İşimizin güzelliği de burada.”

DEĞİŞEN ZAMANLARDA DEĞİŞMEYEN MEYDAN
Ekonomik koşullar, fiyat değişiklikleri ve meydanın düzeni değişti; fakat kuşlar hâlâ Saat Kulesi çevresinde uçuşmaya devam ediyor. Kuş yemi satıcıları da orada yerlerini koruyor.
Konak Meydanı’nda satılan kuş yemi, yalnızca bir bardak buğdaydan ibaret değil. O bardak, İzmir’in hafızasını, yavaş yaşama kültürünü ve şehir yaşamını temsil ediyor. Ve bu sessiz meslek, tüm görünmezliğine rağmen, İzmir’in en köklü geleneklerinden biri olma özelliğini sürdürüyor.



