reklam
reklam
DOLAR43,7339% 0.19
EURO51,9339% -0.02
STERLIN59,7357% 0.19
FRANG56,9699% 0.4
ALTIN7.075,98% 2,56
BITCOIN70.014,431.934
reklam

Kültür Mirasını İğne İplikle Geleceğe Taşıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kültür Mirasını İğne İplikle Geleceğe Taşıyor
reklam

İzmir'de yaşayan bez bebek ustası Songül Kıran, çocukluğunda anneannesinden öğrendiği geleneksel bez bebek kültürünü, gençlik yıllarında ilgilendiği folklor danslarıyla aşina olduğu geleneksel giyim tarzıyla geliştirdi. 19 yaşında halk eğitim merkezinde giyim branşında usta öğreticilikle mesleğe adım atan Kıran, uzun yıllar moda evlerinde çalıştı. 7 yıl önce emekli olduktan sonra bez bebek yapımına yeniden yöneldi. Bez bebeklerle anneannesi sayesinde tanıştığını vurgulayan Kıran, “Kırşehirliyiz, anneannem Şereflikoçhisar'ın bir köyünde yaşıyordu. 4 kız kardeşim var, yazları onun yanında geçiriyorduk. Anneannemiz bizi oyalamak için bez bebekler yapardı. Ondan çok ilham aldım. 10 yaşındaydım, anneannem yünlerden bebeklerin içini doldururdu. El sanatlarında çok yetenekli bir kadındı. Bizi de yaptığı işin içine katardı, etrafına toplardı, hepimize görev verirdi. Bebeklerin çoraplarını, çantalarını 5 şişle örerdi, aynısından bize de örerdi, en güzel tarafı oydu.” şeklinde konuştu.

'Günümüze Uyardım'

Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahip olan Kıran, yaşamı boyunca dönem dönem bez bebek yaptığını belirtti. “Kızıma, yeğenlerime, arkadaşlarımın çocuklarına her zaman bebek yapıp hediye ettim. Yoğun bir çalışma hayatım oldu. 2019'da emekli oldum, sonra pandemi başladı. Bir gün evde anneannemle yaptığım, kızımın da oynadığı bir bez bebek elime geçti, çok duygulandım. Pandemide bez bebek yapımına sardım; yeni teknikler denedim. Anneannemin yaptığını geliştirerek, günümüze uyarladım.” dedi.

Geleneksel Kıyafetleri Bez Bebeklerde Yaşatıyor

Kırşehir'de 20 yaşına kadar yaşadığını ve bu dönemde halk oyunlarıyla ilgilendiğini ifade eden Kıran, “Kırşehir halk oyunlarında oynadım, yarışmalara katıldık. O yüzden yöresel kıyafetlere çok hakimim. Yarışmalarda birçok şehirden gruplar geliyordu, hepsinin kıyafetini inceleme imkanı buldum. Pandemi döneminde de giysileri birebir yapmak için araştırdım, 7 bölgeden 7 şehir seçtim. Kültürümüz yaşasın, unutulmasın, çocuklarımızın da hafızasında kalsın diye en ince ayrıntısına kadar kumaş özellikleri, nakış ve oyaları birebir uygulayarak titiz bir çalışma yaptım. İzmir benim için çok önemli, efelik kültürü burada çok değerli. Halen de yaşatılıyor. Efelerin kıyafetleri çok fonksiyonel, sanki tekstil mühendisi tasarlamış gibi. Bu benim çok ilgimi çekti. Kadın kıyafetlerinde de gelinler çok özel, karanfilden kolyeler var, bebeklere de uyguladım.” dedi.

'Anneannemin Anısını Yaşatmak için Bez Bebek Yapımına Eğildim'

Anneannesinden öğrendiği bu geleneği yaşatmak adına bez bebek yapımına yöneldiğini söyleyen Kıran, “Bez bebek yapan çok az sayıda insan var. İlgi duyanlara elimden geldiği kadar öğretmeye çalışıyorum. Kadınlara ve kızlara çok değer veriyorum, pozitif ayrımcılık yaparak özellikle yetiştirme yurtlarında kalan kızlarımıza öğretmek isterim. Dikişin tüm tekniklerinin, boyamanın ve kalıbın bir arada öğrenildiği el sanatlarını geliştiren bir dal. Öğrenmek isteyen kadınlara aktarmak isterim. Bu sanatı geleceğe taşımak isterim çünkü geçmişimizden gelen bir şey. 40 sene önce anneannemden öğrendim. Gençlerimiz, çocuklarımız da yapımını öğrensin; daha organik oyuncaklarla oynasınlar. Geleneksel giysilerimiz, el sanatlarımız unutulmasın, yaşatılsın istiyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. (DHA)

reklam

YORUM YAP