

İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Madencilik’te çalışanların hak arayışı devam ediyor.
60 gündür maaş alamadıklarını ifade eden işçiler, dün üretimi durdurarak tesis içinde eylemlere başladı.
İşçiler, yarın (25 Şubat Çarşamba) sabah 08.00'da Polyak Maden önünde toplanarak uzun bir yürüyüş kortejiyle gün boyu yürüyeceklerini ve saat 13.00'de Kınık Kaymakamlık Meydanı'na bir açıklama yapacaklarını duyurdu.
Yürüyüş saatine yaklaşırken işveren, yürüyüşün iptal edilmesi için işçilere baskı yapmaya başladı.
İşverenden Kapatma Tehdidi
İşçilerin örgütlü olduğu Bağımsız Maden-İş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, işverenin, Öz Maden İş temsilcisi aracılığıyla işçilere tehditte bulunduğunu bildirdi.
İşveren, 27 Şubat'ta maaşları yatırma sözü verirken, eğer yarınki yürüyüş gerçekleşirse işyerini kapatacağını belirtti.
Öz Maden İş temsilcisi, işverenin “Eğer yarın yürüyüş olursa umudu kestim, kapatacağım” dediğini iletince işçilerden tepki geldi.
İşçilerden biri, “60 gündür para almıyoruz, herkes şahit. Benim evimde tüpüm yok, bu adam elektriğini ödeyemedi, bu adam kredisini ödeyemedi, bu adam parasını alamadı. 60 gündür paramı veremeyenler dükkânı kapatıyorsa benim tazminatımı nasıl ödeyecek?” ifadeleriyle duruma itiraz etti.
İşçiler, kapatma durumunda ne maaş ne de tazminatlarının verileceğine inanmadıklarını dile getirdiler.
Bağımsız Maden-İş, işverenin tehdidine yanıt olarak, yarınki yürüyüşün gerçekleştirileceğini vurguladı.

Ne Olmuştu?
Polyak işletmesinin hisseleri Aralık ayında Özyeğinlere ait FIBA Holding'ten Çinli Quitaihe şirketine devredilmişti. Bu devrim sürecinde yaklaşık 1700 madenci hakları verilerek toplu işten çıkartıldı. Çinli şirket Polyak'ın hisselerinin büyük bir kısmını aldıktan sonra henüz maaş ödemesi yapmadı. İşçiler, aylarca Çinli holding ile eski işverenleri Özyeğinler FIBA arasında kaldı.
İşçiler daha önceki açıklamalarında, ücretlerin tam ve zamanında ödenmediği, ücret artışlarının ve sözleşmesel hakların uygulanmadığını, toplu iş sözleşmelerinden doğan geriye dönük ücret ve hak edişlerin ödenmediğini, kıdem tazminatı ve iş akdinin sona ermesine bağlı yasal hakların güvencelerinin sağlanmadığını belirtmişti.
İş sağlığı ve güvenliği koşullarının yasal ve güvenli standartlara uygun olduğunun sağlanmadığını bildirdikleri gibi, işçiler ve örgütlü oldukları sendika ile hukuka uygun ve yapıcı bir diyalog mekanizması kurulmasının reddedildiğini de vurgulamıştı.



