reklam
reklam
DOLAR43,4970% 0.05
EURO51,3581% 0.11
STERLIN59,5398% 0.14
FRANG55,9813% 0.36
ALTIN6.908,34% 6,22
BITCOIN78.280,010.469
reklam

Savcılıktan Epstein Kararı: Türkiye Ayağına Takipsizlik

Yayınlanma Tarihi : Google News
Savcılıktan Epstein Kararı: Türkiye Ayağına Takipsizlik
reklam

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye de Jeffrey Epstein davasıyla sarsılmaya devam ediyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, çocuk istismarı ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein'a ilişkin, Türkiye'den yapılan bir suç duyurusuna takipsizlik kararı verildiğini açıkladı.

ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein davasına dair yaptığı milyonlarca belge açıklamasında yer alan detaylar, Türkiye'de de gündem haline geldi. Gözler bu sefer yargıya çevrildi.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar Verilmiş

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Epstein dosyasının Türkiye ile bağlantılarının olduğuna ve Türkiye'den de çocukların bu suç çetesinin hedefi haline geldiğine dair iddiaların araştırılması için 16 Ocak 2024 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştu.

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın haberine göre; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16 Haziran 2025 tarihinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar verdiği bildirildi.

Takipsizlik kararında, atılı suçların Türkiye'de işlendiğine dair bir delil bulunmadığı kaydedildi.

Soruşturma sürecinde, yalnızca ABD'de yaşayan ve şikâyet edilen Banu K. adlı kadının ifadesinin, talimatla İstanbul Adalar'da alındığı bildirildi.

Jeffrey Epstein davasıyla hiçbir ilgisi olmadığını öne süren Banu K., şikâyet edilen kişiyle yalnızca isim benzerliğine sahip olduğunu, kendisinin Florida'da değil, bu kente uzak bir yer olan Kaliforniya'da ikamet ettiğini belirtti. Şüpheli, bu konuda New York Güney Bölgesi Mahkemesi kararını sundu.

Takipsizlik Kararına İtiraz Edilecek

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatı Hediye Gökçe Baykal, ABD Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı Epstein belgeleri üzerinden yeni delillerin ortaya çıktığını belirterek, takipsizlik kararına itiraz edeceklerini ve yeniden soruşturma açılmasını talep edeceklerini açıkladı.

Avukat Baykal, iki yıl önceki şikayetlerinde, çocuklara yönelik cinsel istismar, insan ticareti ve fuhşa aracılık suçları bakımından şüphelilerin başsavcılık tarafından resen tespit edilmesi gerektiğini özellikle vurguladıklarını hatırlattı.

Bu başvurunun amacının tek bir kişiyle sınırlı bir inceleme yapmak değil; kamuoyuna yansıyan belge ve beyanlar çerçevesinde, olası tüm failler ve bağlantılar bakımından etkin bir soruşturma yürütmek olduğunu kaydeden Baykal, “Ancak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan, soruşturmanın yalnızca adı geçen kişiyle sınırlı tutulduğu ve resen tespit edilmesi gereken diğer olası şüpheliler yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. (…) İnsan ticareti ve çocukların cinsel sömürüsü gibi suçlarda, faillerin çoğu zaman örgütlü yapılar içerisinde hareket ettiği, mağdurların ve bağlantıların ancak etkin, çok yönlü ve derinleştirilmiş bir soruşturma ile ortaya çıkarılabildiği bilinen bir gerçektir.” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP