

İzmir ve Türkiye genelinde telefon dolandırıcılığı vakalarının artması, yaşlı vatandaşların maddi ve psikolojik yönden büyük sıkıntılar yaşamasına neden oluyor. Kendilerini polis, savcı, banka yetkilisi ya da sağlık çalışanı olarak tanıtan dolandırıcılar, çok sayıda yaşlı bireyi kandırarak tasarruflarına el koyuyor. Bu tür dolandırıcılıkların önlenmesi için aile içi iletişim ve farkındalığın artırılması son derece önemli.
Yalnız Yaşayan Yaşlılar Hedefte
Emniyet kaynaklarından edinilen bilgilere göre, dolandırıcıların özellikle yalnız yaşayan ya da teknolojiden uzak duran yaşlı bireyleri hedef aldığı bildiriliyor. Genellikle gizli numaralardan arayan bu şahıslar, “Hesabınız çalındı, kimliğinizle suç işlendi” gibi korkutucu ifadelerle panik yaratmayı amaçlıyor. Zaman zaman evlere altın veya paraya talep eden sahte polis kuryeleri de gönderilebiliyor.
Yaşlıları Dolandırıcılardan Korumak için Neler Yapılabilir?
Uzmanlar, yaşlı bireylerin korunması için şu önlemleri öneriyor: “Aile büyüklüğüne, telefonda kim olursa olsun para talep edilmesi durumunda inanılmaması gerektiği sık sık hatırlatılmalı; gerçek polis ya da savcıların asla telefonla para ya da bilgi istemeyeceği öğretilmeli. Yaşlı bireylerin bankacılık işlemleri mümkünse dijital ortamda takip edilmeli; belediyeler ve muhtarlıklar aracılığıyla bilgilendirme broşürleri ve toplantılar düzenlenmeli. Gerekirse yaşlı bireyler, tanımadıkları numaraları yanıtlamamaları konusunda da uyarılmalı.”
Emniyete Haber Verin
İzmir Emniyet Müdürlüğü, vatandaşları şüpheli durumlarla karşılaştıklarında hemen 112 veya 155’i aramaya davet etti. İçişleri Bakanlığı da dolandırıcılık olaylarına karşı yurttaşları SMS ile sürekli olarak uyarıyor.
Toplumsal Sorumluluk
Telefon dolandırıcılığı sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Aileler, yakınlar ve yetkililer iş birliği yaparak yaşlı bireyleri bu tehlikeden korumaları mümkündür.



