reklam
reklam
DOLAR43,4045% 0.1
EURO52,0246% 0.89
STERLIN59,8529% 0.81
FRANG56,6265% 1.41
ALTIN7.101,62% 0,79
BITCOIN87.823,33-0.345
reklam

Türkiye’de Medya Direnci Üzerine Önemli Rapor Yayınlandı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Türkiye’de Medya Direnci Üzerine Önemli Rapor Yayınlandı
reklam

İzmir Ekonomi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü'nden Dr. Sarphan Uzunoğlu ile araştırma görevlisi Saba Çevik tarafından hazırlanan NewsLab Türkiye'nin sektör araştırmaları kapsamında “Doğaçlamadan Stratejiye: Bağımsız Medyanın Geleceği” adlı rapor yayımlandı. Rapor, bağımsız medyanın güçlenmesi için gelir çeşitliliğinin, uzun erimli okur ilişkilerinin, alternatif dağıtım kanallarının ve kurumsal kapasiteyi öne çıkaran finansman modellerinin hayati öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır.

Raporun değerlendirmelerine göre, çalışmanın başlangıç noktası, medya sürdürülebilirliği ile ilgili geleneksel ölçütlerin, yüksek baskı ve belirsizlik içinde olan ülkelerde sınırlı bir açıklayıcılığının bulunması. Uzunoğlu, araştırmanın amacının bağımsız medyayı ideal ve evrensel modellerle değerlendirmekten ziyade, gazetecilerin mevcut koşullarda nasıl ayakta kalabildiğini ortaya koymak olduğunu ifade ediyor.

Uzunoğlu'na göre, Türkiye'deki bağımsız medya için temel sorun, “iyi bir iş modeli” oluşturmanın ötesine geçerek, siyasal baskı, ekonomik zayıflık ve platform bağımlılığı arasında editoryal bütünlüğü ve kurumsal sürekliliği sağlamaya çalışmak. Bu bağlamda rapor, sürdürülebilirliği yalnızca finansal performans açısından değil; etik tutarlılık, kurumsal öğrenme ve okurla kurulan ilişkilerin niteliğiyle bir arada ele alıyor. Bu yaklaşım, bağımsız gazeteciliği bir başarı veya başarısızlık hikâyesi olarak değil, kırılgan fakat yaratıcı bir direnç alanı olarak değerlendirme olanağı sunuyor.

“Bağımsız Medya, Kamusal Görünürlük ile Kurumsal Sürdürülebilirlik Arasında Denge Kurmaya Çalışıyor”

Yayımlanan raporda Türkiye'deki bağımsız medya üzerine şu değerlendirmelere yer verilmektedir:

“Hukuki çerçevenin belirsizliği, düzenleyici süreçlerdeki dengesizlikler ve zaman zaman uygulanan idari yaptırımlar, medya kuruluşlarının çalışma koşullarını doğrudan etkilemektedir. RTÜK ve BTK gibi kurumların müdahaleleri her zaman doğrudan bir yaptırımla sonuçlanmasa da, haber odalarının daha temkinli bir şekilde hareket etmelerini zorunlu kılan bir belirsizlik ortamı yaratmaktadır. Bu durum, soruşturma süreçlerinin gazeteciler için bir risk ve stres unsuru olarak algılanmasına yol açmaktadır. Bu koşullar altında bağımsız medya, kamusal görünürlük ile kurumsal sürdürülebilirlik arasında hassas bir denge kurmaya çalışmaktadır.”

Rapor, bu durumu “yönetilen belirsizlik” kavramı ile tanımlamaktadır. Çoğulcu bir medya görünümünün büyük ölçüde korunduğu ancak bu çoğulculuğun uzun vadede güçlenmesi için gerekli olan istikrarlı ve sürdürülebilir koşulların sağlanmasının giderek zorlaştığı belirtiliyor.

Araştırmada, Türkiye'deki bağımsız medyanın ekonomik kırılganlığının siyasi ve yapısal faktörlerle iç içe geçtiği vurgulanmaktadır. Raporda, reklam gelirlerinin büyük ölçüde iktidara yakın medya gruplarında yoğunlaştığına, kamu ilanlarının ise eleştirel yayıncılığı kısıtlayıcı bir dağıtım mekanizması ile işletildiğine dikkat çekilmektedir.

Raporda öne çıkan bir diğer konu, Google'ın 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleştirdiği algoritma güncellemelerinin bağımsız medya üzerinde yarattığı etki oldu. Bu güncellemelerin ardından bazı bağımsız haber sitelerinin dijital görünürlüğünün %30 ile %80 arasında azaldığı, haber merkezlerinin ise bu durumun nedenini tam olarak anlamadıkları bir “algoritmik şok” yaşama durumunda oldukları ifade edildi. Trafik kaybının doğrudan gelirleri etkilediği ve bunun editoryal yapı ve kurumsal istikrar üzerinde önemli bir baskı oluşturduğu vurgulandı.

“Bağımsız Medya Kuruluşlarının Öncelikli İhtiyacı, Gelir Çeşitliliğini Stratejik Olarak Yönetmek”

Raporda Türkiye'deki bağımsız medyanın karşılaştığı “yapısal sorunları” görünür kılmak amacıyla üç medya kuruluşu vaka çalışması olarak ele alındı: Medyascope, Fayn ve Gazete Duvar. İncelemelerde şu ifadeler yer aldı:

“Medyascope, bağışlar, okur gelirleri ve platform kazançlarını bir arada kullanan çoklu finansman modeli ile oldukça dayanıklı bir örnek olarak ön plana çıkıyor. Deneme-yanılma yöntemiyle geliştirilen bu model zamanla kurumsal bir stratejiye dönüşmüştür.

Fayn ise ölçeklenme yerine topluluk inşasına odaklanmaktadır. Abonelik ve katılımcı okur ilişkileri, algoritmik dalgalanmalara karşı bir tampon işlevi görmekte; ancak bu yaklaşım da büyüme kapasitesi ve iş yükü açısından sınırlamalar taşımaktadır.

Gazete Duvar’ın kapanışı ise raporda özellikle dikkat çekici bir kırılma noktası olarak vurgulanmıştır. Yüksek erişim ve görünürlüğün sürdürülebilirlik anlamına gelmediğini gösteren bu örnek, algoritmalara ve yatırımcılara aşırı bağımlılığın ne kadar kırılgan bir zemin yarattığını göstermektedir.”

Rapor, yerel sivil toplum kuruluşları ve medya destek örgütleri için hukuk, teknoloji, veri analizi ve iş geliştirme alanlarında ortak altyapıların oluşturulmasının büyük önem taşıdığını belirtmektedir.

Uzunoğlu ve Çevik, bağımsız medyanın sürdürülebilir bir biçimde güçlenebilmesi için “esnek, çok yıllı ve kurumsal kapasiteyi öne çıkaran finansman modellerine” ihtiyaç duyulduğunu vurgulamıştır.

reklam

YORUM YAP