

İzmir’in Urla ilçesinin Demircili Koyu’nda izinsiz olarak kıyıya çekilen ve burada sökülmesi planlanan “Gökbey” isimli hurda gemiye yönelik tepkiler artıyor. Yaklaşık iki ay önce kıyıya çekilen ve kaçak gemi söküm faaliyetinin başlatılması hedeflenen esta hizmete karşı çevre gönüllülerinin başlattığı eylemler sürmekte. Urla Belediyesi ve Urla Kent Konseyi’nin de dahil olduğu çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, Demircili Koyu’nda birleşerek kaçak söküm işlemine karşı seslerini duyurdular ve geminin Aliağa’daki lisanslı tesislerde sökülmesi taleplerini yinelediler. Eyleme, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan da katılarak destek verdi ve gemi ile ilgili “göçmen kaçakçılığı” iddiasıyla yürütülen davanın sona yaklaştığı bilgisini paylaştı.
Başman: Şamandıra ile Çevrelenmesini Hala Bekliyoruz
Urla Kent Konseyi Başkanı Hadi Başman, gemiye ilişkin taleplerinin henüz karşılanmadığını belirterek, “Gemi hala burada duruyor. Mahkeme sonuçlandı diye duyduk, inşallah önümüzdeki günlerde alıp giderler. Sintine suyu yayılmasın diye geminin etrafının şamandıraya çevrilenmesini hala bekliyoruz. Tüpler hala orada duruyor. Değişen hiçbir şey yok.” dedi.

Balkan: Gemi Göçmen Kaçakçılığı Olayına Karışmış
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, geminin bulunduğu yerden Demircili Koyu’na taşındığını belirterek şunları söyledi:
“Urla Kaymakamımız konuyu dikkatlice takip ediyor. Geminin karıştığı göçmen kaçakçılığı davası Muğla’da sürüyor. Tebligat aşamasından sonra gerekli müdahale yapılacak. Geminin içinde bir sintine var. Sızmanın önlenmesi için şamandıra ile önlem alınması ve vinç ile çekilmesi gerekiyor. Sığacık’ta el konulmuş bir gemi, göz açıp kapayıncaya kadar buraya salıverildi. Biz sahip çıkmasak, burada parçalanacak ve götürülecekti. Milyonlarca insanın denize girdiği bu koyda çaresizlikle direneceğiz ve kazanacağız.”

Önen: Bütün Bir Yöreye Yayılır ve Uzun Süreli Bir Etkisi Vardır
Urla Belediye Başkan Vekili Mesut Önen, geminin bulunduğu bölgede yarattığı etkinin geniş çapta olacağının altını çizerek şunları söyledi:
“Bu gemi Çeşme’yi de etkileyecek. Bu ekosistemi korumak ve deniz türlerini yok etmemek gerekli. Her türün ekosistemde bir işlevi vardır. Besin zinciri doğada sürekli devreder. Buradaki ekosistemi zorlamamak ve dengeyi bozmamak önemli. Buradaki kirlilik bütün bir yöreye yayılır ve uzun vadeli bir etkisi olacaktır. Biz keyfine eylem yapmıyoruz. Karasal ekosistem burada birinci derece sit alanıdır. Bunları almak için buraya büyük kepçeler gelecek. Buradaki tahribat bir yana, denizdeki tahribat ayrı. Bunu bilinçli olarak yapıyorlar. Motorlarla kasıtlı bir şekilde karaya vuruyorlar. Eğer bu gemi burada parçalanırsa, bunun arkasından gelenler olacaktır.
Çevre Mühendisi Halil Gezer, “Bu karşı duruşumuzu örgütlememiz gerekiyor. Direne direne kazanacağız. Bu gemi bilerek ve isteyerek buraya getirilmiştir. Gemi kimin ve ne amaçla gönderildiğini biliyoruz; ancak bunu resmi kaynaklardan da duymak istiyoruz.” şeklinde konuştu.



