

Prof. Dr. Yaşar, özellikle Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nden elde edilen gri su ve Gördes Barajı altyapısının iyileştirilmesinin, İzmir'in su kaynakları üzerindeki baskıyı uzun yıllar boyunca hafifletebileceğini belirtti.
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) tarafından uygulanan planlı su kesintileri devam ederken, kuraklık sorununa yönelik çözüm arayışları sürüyor. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, bu sorun için gri suyun önemli bir çözüm aracı olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Yaşar, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi gibi büyük tesislerden çıkan suyun arıtılıp tarımda kullanılmasının ciddi olumlu etkileri olacağını vurguladı. Gri suyun, kullanılan suyun yeniden arıtılarak tekrar kullanılması anlamına geldiğini söyleyen Yaşar, “Amerika'nın 47 eyaletindeki büyük şehirlerde tarımda gri su yöntemi kullanılmakta. Bu yöntemle önemli avantajlar sağlanabilir. İzmir'de de binalardan gelen suyun toplanarak gri suya dönüştürülmesi gündemde. Japonya gibi pek çok ülkede bu uygulama başladı. Ancak İzmir'de bu yalnızca büyük binalar ve sitelerde uygulanabilir. Arıtılan su, bahçe sulamasında ya da tuvaletlerde yeniden kullanılabilir.” dedi.
''Günde 500 Bin Metreküp Su Denize Dökülüyor''
İzmir'de gri su uygulamasının her binaya yayılmasına gerek olmadığını dile getiren Prof. Dr. Yaşar, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nden çıkan arıtılmış suyun tarımda kullanılması ve Gördes Barajı'nın altyapı sorunlarının giderilmesinin yeterli olacağını ifade etti. Gördes Barajı'ndaki suyun birikmesini engelleyen altyapı sorunlarının sürdüğünü belirten Yaşar, şu şekilde devam etti:
“Bu iki konuda çözüm sağlandığında bulut tohumlama ya da deniz suyuna gereksinim kalmaz. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nden her gün ortalama 500 bin metreküp su denize akıtılıyor. Elde edilen suyun üçte biri arıtılıp Gediz ve Menemen ovalarına gönderilirse, tüm tarım alanları için yeterli olacaktır. Tarımda kullanılan yer altı suları da böylece rezerv olarak kalır. Su yatırımları için harcanan paranın hiç önemi yok.”
''Su Sorunu Değil, Su Yönetimi Sorunu Var''
Prof. Dr. Yaşar, İzmir'deki sorunun su değil, su yönetimi sorunu olduğunu ifade etti. “Kullanma suyu, toplam tüketimin yaklaşık yüzde 5-7'sini oluşturuyor. Tarımda ise suyun yaklaşık yüzde 75'i kullanılıyor. Suyu bilimsel yöntemlerle yönetmemiz gerekiyor. Bulut tohumlama ile yağışların yüzde 25 artırılabileceği söyleniyor; fakat mevcut sistemde de yüzde 25 kayıp-kaçak bulunmakta. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nden elde edilecek gri su ve Gördes Barajı'nın altyapısının düzenlenmesi, İzmir'i uzun yıllar boyunca rahatlatabilir.” şeklinde konuştu.



