

TÜİK’in enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranı netlik kazandı.
Emekli maaşında yapılacak zam oranı yüzde 12,19; memur ve memur emeklilerinin maaşına gelecek zam oranı ise yüzde 18,60 olarak belirlendi.
Zam oranlarına yönelik tepki göstermeyi amaçlayan İzmir'de Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu bünyesindeki Birlik Sağlık Sen, Birlik Yerel Sen ve Anadolu Eğitim Sen, Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanarak “Memurlar taş mı yesin?” başlıklı ortak eylem düzenledi.
Memurlar, eylem alanına getirdikleri kazanda sembolik olarak taş kaynatarak zam oranlarına tepki gösterdi.
“TÜİK ile ENAG’ın Rakamları Arasındaki Fark Yüzde 100’e Yakın”
Basın açıklamasında kamuoyuna bilgi veren Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Memur yoksul, asgari ücretli aç, emekli perişan” diyerek şunları ifade etti:
“TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon oranı Aralık’ta yüzde 0.89. Bağımsız araştırma grubu ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) ise bu oranı yüzde 2.11 olarak kaydetti.
TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 30.89, bağımsız araştırma kuruluşuna göre ise yıllık enflasyon yüzde 56.14 ve aradaki fark neredeyse yüzde 100.
Halk, inandırıcılığını yitiren TÜİK’in yüzde 30.89 olan enflasyonunu mu; yoksa bağımsız araştırma şirketlerinin belirlediği yüzde 56.14’lük enflasyonu mu, yoksa cebindeki, mutfağındaki gerçek enflasyonu mu dikkate alacak?
TÜİK’in hesaplamalarının gerçeği yansıtmadığını en fazla aylık gelirinden başka bir geliri olmayan memurlar, emekliler, işçiler ve dar gelirli vatandaşlar etkileniyor.

“Yüzde 18’lik Zam Memur ve Emekliyi Sefalete Sürükleyecek”
2026 yılı Ocak ayından itibaren memur ve emekli maaşlarına yapılacak olan yüzde 18.61’lik zam, bu grupları sefalete sürükleyecektir.
Verilen zamlarla memur, yoksul; asgari ücretli, aç; emekli ise ekmek bulmakta zorlanır hale gelmiştir.
Alım gücü her geçen gün düşmektedir.”
“Yüzde 56 Zam Yapmanız Gerekecekti”
Açıklamada, ENAG’ın enflasyon oranına göre zam yapılması gerektiği vurgulanarak, “Eğer memur maaşları buna göre belirlenmiş olsaydı, bir yılda tam olarak yüzde 100 zam yapılması gerekecekti.
Bağımsız araştırma şirketinin verilerine göre, memur maaşlarını belirleseydiniz, %56.14 zam yapmanız gerekliydi.”
Uygulamalarınızla memurların yaşam sevincini öldürdünüz ve halkı yoksullaştırdınız.
Memurların gözlerindeki parıltıyı kaybettiniz. Vatandaş gözünde memurun itibarını yok ettiniz.
“Halkı Kaynar Suda Haşlanan Kurbağaya Çevirdiniz”
Milyonlarca liralık vergi borcu silinen işadamları varken, memurun vergi dilimini sabitlemediniz ve yaptığınız zamları artan vergi dilimleriyle alıyor, geri alıyorsunuz.
Halkı yavaş yavaş ısıtarak, kaynar suda haşlanan kurbağaya dönüştürdünüz.
Yüzde 11’lik zam konusunda sessiz kalan yetkili sendika başkanlarına sesleniyorum.
2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem toplu sözleşme ilk aydan itibaren geçerliliğini yitirecek. Bu iki yılda bir oynadığınız tiyatroya son verin.
“Memurun İtibarıyla Oynadınız”
Yetkili olduğunuz dönemde yaptığınız hiçbir toplu sözleşme enflasyonu aşmamıştır.
Memurların güvence kaybı istemesi belki gerçekleşmedi ama memurları sefalete mahkûm ederek, itibarlarını kaybettiniz. Parti kontrolündeki sendikalar, yokluğunuz varlığınızdan daha iyi olacak.”
“Ek Zam Şart”
Açıklamanın devamında yetkililere çağrı yapıldı:
“Memur ve emekliye acilen ek zam gerekmektedir.
Yıllar boyunca enflasyon altında kalan artışlar, kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücünü düşürmüş, kiralarını ve faturalarını ödeyemez hale getirmiştir.
Son bir yılda pek çok gıda ürününün fiyatı yüzde 100 ve üzerinde artarken, memur ve emekliye yapılan yüzde 18.61’lik zam, ekonomik gerçeklerle uyuşmamaktadır.
Memura yapılan bu zamların kısa sürede geri alınmaması için vergi dilimlerinin yüzde 15 olarak sabitlenmesi gerekmektedir.
Memur maaşları yoksulluk sınırının altında, asgari ücret açlık sınırının altında; en düşük emekli maaşı asgari ücretin altında olmamalıdır.
Sarı sendikalara, mevcut hükümete kanun çıkartacak kadar gücünüz varsa, bunu bugüne kadar memurun alım gücünün düşmesini, düşük emekli maaşlarını ve seyyanen zamların emekliliğe yansımasını sağlamak için kullanmanızı dilerdik.
Bağımsız sendikacılığın mimarı olan BASK konfederasyonu olarak mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.”



