

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, Şubat Ayı Olağan Toplantısı'nın üçüncü oturumunu gerçekleştirdi. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zafer Levent Yıldır başkanlık etti.
Toplantıda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZBAN A.Ş.'ye yönelik icra takipleri ve mahkeme kararları kapsamında alacak tahsilatına yönelik icra süreçlerinin, istinaf aşaması sonuçlanana kadar durdurulması için banka teminat mektubuna ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. İZBAN A.Ş. ile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. İzmir Şubesi arasında yapılan görüşmeler sonucunda, banka nezdinde şirket adına belirli bir kredi limitinin mevcut olduğu kaydedildi.
TEMİNAT KOMİSYONA HAVALE EDİLDİ
Aynı zamanda, bu limitin kullanılabilmesi için 2026 yılından itibaren geçerli olacak bir Meclis kararının bankaya sunulmasının zorunlu olduğu dile getirildi. Buna göre, banka tarafından 100 milyon TL'ye kadar tahsis edilen teminat limitinin kullanılabilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZBAN'daki ortaklık payı olan yüzde 47 oranında kefalet vermesi talep edildi. Bütçe komisyonuna havale edilen gündem maddesinde şu ifadeler yer aldı:
“IZBAN A.Ş'nin yazısı doğrultusunda; temizlik ve güvenlik personelleri tarafından, hizmet alımı yapılan ve IZBAN A.Ş aleyhine açılan işçilik alacaklarına ilişkin davalar sonucunda mahkemelerce hükmedilen alacakların tahsili amacıyla, IZBAN A.Ş aleyhine icra takipleri başlatıldığı ve bu icra takiplerinin istinaf süreci sonuna kadar durdurulabilmesi amacıyla banka teminat mektubunun kullanılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu amaçla İZBAN A.Ş, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. İzmir Şubesi ile görüşmüştür. Banka nezdinde IZBAN A.Ş adına bir limit tahsis edilmiştir. Ancak, 2026 yılından itibaren geçerli olmak üzere Meclis Kararının bankaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, bankaca 100.000.000 TL tutarına kadar tahsis edilen teminat limitinin İZBAN A.Ş. tarafından kullanılabilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklık payı olan %47'si oranında kefalet talep edilmiştir. Bahsi geçen teminat limitinin, İZBAN A.Ş tarafından dilimler halinde ya da tek seferde kullanılabilmesi için ortaklık payımızın %47'si oranında borçlunun ve kefillerin borçlanmasına engel bir durumun bulunmadığı hususu ile Şirketin asaleten ve kefaleten borçlanmaya/borçlandırmaya yetkili olması, kredinin %47'si oranında müteselsil kefil olarak kefalet imzasının alınması, kredinin sağlanması ve kullanılması, borçlanmaların yapılması, krediye ait gerekli garanti ve teminatların verilmesi ile bu işlerle ilgili her türlü sözleşme, taahhütname ve protokollerin imzalanması hususları görüşülmüştür.”
İZBAN'DAN 'İCRALIK' HABERLERİNE YALANLAMA
Öte yandan, İZBAN bazı medya organlarında çıkan “icralık olduğu” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını duyurdu. Kurum, yaptığı açıklamada herhangi bir borcu olmadığı belirterek, bu haberlerin hukuksuz olduğunu vurguladı.
Açıklamada, İZBAN’ın hiçbir vergi veya SGK borcunun bulunmadığı, haberlere konu olan durumun ise bankaların düzenli olarak istediği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kefaletini gerektiren rutin bir işlem olduğu ifade edildi.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin gündemine gelen “rutin bir işlemin şirketi acz içerisinde gösterecek nitelikte olduğu” belirtildiği açıklamada, bu haberlerin hukuka açıkça aykırı olduğu kaydedildi.
Yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“13.02.2026 tarihinde, kimi mecralarda şirketimizin ticari itibarını olumsuz etkileyecek nitelikte başlıklar içeren haberler yayınlandığı görülmüştür.
‘İZBAN’a İcra Şoku’, ‘İZBAN İcralık Oldu’ gibi gerçekte mevcut olmayan, şirketin kamuoyu nezdinde bir haciz tazyiki ile karşı karşıya olduğu izlenimi doğuran haberlerin gerçekle ilgisi olmadığını belirtmek isteriz.
Herhangi bir vergi ve SGK borcu bulunmayan şirketimiz, çalışmakta olduğu bankalar ile yaptığı sözleşmelere bağlı olarak düzenli olarak talep edilen ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kefaletini gerektiren bir rutine tabi olan işlem nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ne gündeme gelmiştir. Rutin bir işlemin, şirketimizi acz içerisinde gösterecek nitelikte başlıklar ile haberleştirilmesi hukuka açıkça aykırıdır.
Kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesi ve şirketimizin kamuoyu nezdinde itibarının yanlış değerlendirilmesine sebep olan bu yayınların gerçeği yansıtmadığını tekraren ifade ederiz.”



