

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kendi döneminde tarım lisesi olarak planlanan alanın satışa çıkarılmasına tepki gösterdi. Cezaevinde {siteDomain} için kaleme aldığı açıklamada, bunun anlaşılmasının, hazmedilmesinin ya da görmezden gelinmesinin mümkün olmadığını belirten Soyer, “Türkiye’de ilk kez, üreticinin üretimine çağdaş ve evrensel bir destek yaratabilmek, bilimsel üretim metotlarıyla üreticiyi buluşturmak için sadece plan notlarını, mimari projelerini değil, müfredatın ana hatlarına kadar tüm hazırlıklarını tamamlamış, akademisyenlerin, bürokratların, köylünün katkıları ile dünyaya örnek olacak bir model ortaya koymuştuk” ifadelerini kullandı.
“SATIŞTAN VAZGEÇİN”
Haberin içini parçaladığını belirten Soyer, tarımda sosyal demokrat bir çözüm perspektifi olarak tanımladığı Tarım Okulu’nun satışından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Soyer, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Çok Yazık Olmuş..!”
“Benim belediye başkanlığım döneminde başlattığımız ve sonra yarım bırakılan, terk edilen, ismi değiştirilerek devam ettirilen onlarca projeye, özelleştirmelere, çalışanların durumuna ve politik tercihler üzerinden eleştirilerime girmeyeceğim. Elbette hiçbirini unutmayacağım ama bugün sadece yeni duyduğum ve içimi parçalayan bir haberi paylaşacağım.”
“YENİ NESİL KÖY ENSTİTÜSÜ PROJESİ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Bademler’de “Tarım Okulu” yapmak üzere projelendirdiğimiz, belediye hizmet alanı olarak geçen parselde önce plan değişikliği yapmış, şimdi de bu araziyi satışa çıkarmış. Bunu anlamak, hazmetmek ya da görmezden gelmek mümkün değil. Kişisel bir öfkeyle değil tamamen siyasi bir netlik ortaya koymak için yazıyorum. Çünkü bu “Yeni Nesil Köy Enstitüsü” projesiydi.
“GELİR EĞİTİME HARCANACAKTI”
“İkinci Yüzyılın Köy Enstitüsü” olmak iddiasıyla geliştirdiğimiz proje, yüzde yüz burslu öğrencilerin okuyacağı parasız yatılı bir okul olarak ve finansmanı Belediye’nin İztarım şirketi tarafından sağlanacak şekilde planlandı. Yani İzmirli üreticinin ürettikleri, İzmirli tüketiciye arz edilecek, elde edilen gelir üreticinin daha kaliteli üretim yapmasını temin etmek için eğitime harcanacak.
“PROJEYE YILLARCA EMEK VERDİK”
İzmir demokrasi, işçi, emekli, esnaf, ihracat, sanayi, turizm şehri olduğu kadar tarım şehridir. Bu tespitten yola çıkarak; gıda enflasyonu, tarımda dışa bağımlılık, temiz ve adil gıda üretimi gibi ulusal ve küresel sorunların yerelde çözümüne katkı vermek için yıllarca emek verdiğimiz bir projeydi Tarım Okulu. Tarımda sosyal demokrat bir çözüm perspektifiydi.
“DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK BİR MODEL”
Türkiye’de ilk kez, üreticinin üretimine çağdaş ve evrensel bir destek yaratabilmek, bilimsel üretim metotlarıyla üreticiyi buluşturmak için sadece plan notlarını, mimari projelerini değil, müfredatın ana hatlarına kadar tüm hazırlıklarını tamamlamış, akademisyenlerin, bürokratların, köylünün katkıları ile dünyaya örnek olacak bir model ortaya koymuştuk.
Tek bir adımla harika bir yolculuk başlatılabilirdi.
İşte bu okulun yapılacağı araziyi satıp hem geçmişi hem geleceği çöpe atacaklar.
O kadar emeğe yazık olacağına mı yanayım, bu eşsiz projeyle varılabilecek sonuçların ıskalanacağına mı yanayım bilemedim.
“UMUDA ÇOK YAZIK OLACAK”
Sonuç olarak; hangi cari açığı kapatmak, hangi günlük ihtiyacı karşılamak için olursa olsun, bu satış CHP’nin Türkiye’ye örnek göstereceği eğitim projesini yok etmektedir. Bu proje hayata geçtiğinde kendi kendini yaşatacak bir formüle sahiptir. Hiç kuşkusuz, ileride çok daha iyileri yapılacaktır ama şimdilik onca emeğe ve umuda çok yazık olacaktır.
CHP’li olmanın her daim gururunu yaşamış ve bedelini ödeyen bir Partili olarak, CHP’li bir belediye başkanını, üstelik halefini, hem de böyle bir dönemde eleştirmenin zorluğunu tahmin edebilirsiniz.
Bazı sözcükler ağzımın içinde cam kırıkları gibi canımı yakıyor ama varsın iç kanama devam etsin ben susayım.
“GÜCÜM YETTİĞİNCE MÜCADELE EDECEĞİM”
Projenin İzmir’e ve üreticiye vereceği katkıyı bilen bir İzmirli olarak satıştan vazgeçilmesini talep ediyorum. Vazgeçilmezse elimden geldiğince, gücüm yettiğince mücadele edeceğim.
Sadece hatırlatmak isterim ki içeride olduğum için beni ve yaptıklarımı silebileceklerini sananlar olabilir. Ama ne İzmir yaptıklarımı unutur ne de ben İzmir’i. Nerede olursam olayım, nefes aldıkça İzmir’e olan aşkım da yaşayacak.”



