

Bayraklı Belediyesi’nde kamu emekçilerini ilgilendiren toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri yeni bir gerilim başlığına dönüştü. Sürece ilişkin açıklama yapan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, belediye yönetiminin sunduğu teklifin emekçilerin mevcut haklarını korumaktan uzak olduğunu savunarak tepki gösterdi. Filiz, sürecin müzakere zemininden uzaklaştığını belirterek, “Toplu sözleşme görüşmeleri çözüm üreten bir masa olmaktan çıkarıldı, dayatma sürecine dönüştürüldü” dedi.
Mevcut Sözleşmenin Bile Gerisine Düşüldü
Sendika yönetimi, belediye tarafından masaya getirilen teklifin çalışanların kazanılmış haklarını budadığını öne sürdü. Nihat Filiz, sert ifadeler kullandığı açıklamasında, “Kazanılmış haklar pazarlık konusu yapılamaz. Mevcut sözleşmenin altına düşen hiçbir teklifi kabul etmiyoruz. Bu haklar lütuf değil, mücadeleyle kazanıldı” dedi. Filiz, teklifin yalnızca ekonomik kayıp anlamına gelmediğini, aynı zamanda demokratik toplu pazarlık hakkının sınırlandırılması anlamı taşıdığını savundu.
Kritik Görüşme CHP İl Başkanlığı’nda
Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube ile CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç bugün bir araya gelecek. Filiz, görüşmeden sonuç çıkmaması halinde eylem seçeneğini masaya koyduklarını duyurdu:
“Bu görüşmeden de olumlu sonuç çıkmazsa CHP İzmir İl Başkanlığı’na yürüyeceğiz. Sürece ilişkin kamuoyunu da bilgilendireceğiz.”
Gerçekçi Teklifle Gelinmeli
Sendika açıklamasında Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal’a da çağrı yapıldı. Filiz, İzmir’in yaşam koşullarına uygun, emekçiyi koruyan yeni teklif talep ederek şöyle konuştu: “Masaya mevcut sözleşmenin üzerinde, emekçiyi koruyan adil ve gerçekçi bir teklif ile gelin. Aksi halde yasal, demokratik ve meşru tüm haklarımızı kullanmaktan geri durmayacağız.”
Belediyelerin Ortak Meselesi
Açıklamada yalnızca Bayraklı değil, Karşıyaka, Buca ve Narlıdere gibi belediyelerde de TİS haklarının hedef alındığı savunulurken, Filiz, yaşanan süreci tekil değil daha geniş bir emek mücadelesinin parçası olarak değerlendirerek, “Bayraklı’da, Karşıyaka’da, Buca’da, Narlıdere’de TİS haklarımız hedef alınıyor. Bunu kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
AİHM ve ILO Vurgusu
Sendika, toplu sözleşme hakkının yalnızca yerel idarelerle sınırlı bir pazarlık konusu olmadığını, uluslararası hukukla güvence altına alındığını da hatırlattı. Açıklamada ILO’nun 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri ile AİHM’in 2008 kararı anımsatılarak toplu pazarlık hakkının evrensel bir hak olduğu vurgulandı. Filiz, “Toplu sözleşme lütuf değil anayasal ve demokratik haktır” dedi.



