reklam
reklam
DOLAR45,0555% 0.04
EURO52,7564% -0.13
STERLIN60,8830% -0.1
FRANG57,1190% -0.38
ALTIN6.700,43% -1,18
BITCOIN76.844,85-1.232
reklam

CHP’li Özkan’dan 2 Yıl Değerlendirmesi: Bazı Belediye Başkanlarımızın Hataları Var Ama…

Yayınlanma Tarihi : Google News
CHP’li Özkan’dan 2 Yıl Değerlendirmesi: Bazı Belediye Başkanlarımızın Hataları Var Ama…
reklam

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, {siteDomain}’nin sorularını yanıtladı. Özkan, son yerel seçimden bu yana İzmir’de CHP’li belediyelerin performansına dair değerlendirmelerde bulunurken AKP’li siyasilere eleştirilerde bulundu.

Bazı Belediye Başkanlarımızın Hataları Var

Son yerel seçimlerden bu yana CHP’li belediyelere yönelik; mali, hukuki, siyasi baskılar var. Bu çerçevede İzmir’deki CHP’li ilçe belediyelerin 2 yıllık performansını nasıl değerlendirirsiniz?

Kentimizin çok önemli sorunları var; trafik sorunu var, imar sorunu var, kentleşme sorunu var, temizlik sorunu var, yeşil alan sorunu var. Kent içinde bir uyum içerisinde sürdürebileceğimiz bir yeni ekonomi sorunu var. Kentin çok sorunu var. Deprem sorunu başlı başına bir şey… Bazı belediye başkanlarımızın yaptığı hatalar var. Kent bunu kabul etmiyor. Ama o belediye başkanlarımızın önünde zaman var; bunu çözecek enerjiyi ortaya koyacaklarına inanıyorum.

‘Bazı belediye başkanlarımız’ derken, kimleri kast ediyorsunuz?

İsim vermem. Benim bir geleneğim var; partimin hiçbir şeyini kamuoyu önünde tartışmam. Hatayı söylerim, giderilmesi gerektiğini belirtirim ama isimleri söylemem. Neden? CHP’nin tüzüğü açık; her türlü tartışmayı içeride yaparız. Ben o başkanı buraya çağırırım, tartışırız, ben ona giderim, tartışırız, parti çağırır, tartışırız ama kamuoyunda tartışmayız. Çünkü bu, aile içi eleştiri mekanizması… Ama sorun kente dönük, kentin eksiklerine dönük. Ben bu eksiklerin nasıl çözüleceği konusunda çözüm söylemek zorundayım.

Hizmet noktasında 2 yıllık süreç ile ilgili halk nezdinde de eleştiriler var. Neler söylersiniz?

Eksikler var. Sorunlardan bahsettim. Mesela su sorunu var. Yağmur yağmasa ne olacaktı, su yönetimini nasıl gerçekleştirecektik? Ben, sorunları ve çözümleri açıktan konuşmak ama isimleri muhataplarıyla konuşma taraftarıyım.

İzmir Büyükşehir Belediyesi için değerlendirmeniz nedir?

Büyükşehir Belediyemizin bundan önceki sürecini halkımız zaten değerlendiriyor. Bir CHP’linin Büyükşehir Belediyesi’ne ‘öyle yaptın, böyle yaptın’ demesi olmaz. ‘Gidip niye kendisine söylemedin’ derler. Biz kendisiyle konuşuyoruz. Biz bütün sorunları çözebilecek bir partiyiz. İki tane şey var; kentin sorunlarını birlikte konuşup tartışma fırsatı var, gider konuşur, tartışırsınız. Çözüme katılmak zorunlu. Çözümün de ne olduğu konusunda onların bazı görüşleri var, bizim bazı görüşlerimiz var. Bunları birleştireceğiz, ortaya bir sinerji çıkacak. Aksi takdirde biz nasıl parti oluruz… Ben milletvekiliyim, o büyükşehir belediye başkanı. Birlikte olmak, beraber olmak, el ele verip partiyi yüceltmek zorundayız. Bu, hepimizin görevi. O anlamda kentimizin yönetiminde sorunları çözecek irade de çözüm yolları var.

Trafikte ana problem 2. Çevre Yolu… AK Parti 2. Çevre Yolu’nu yapsa biz 72 saatini trafikte geçiren bir İzmirli olarak 40 saatimizi trafikte geçireceğiz ama yapmıyor. 1 lira ödenek ayırıyor. Vaatleri neydi? ‘Yapacağız, bitti, bitiyor, planladık.’ Çok ayıp. Binali Bey’den bu yana 2. Çevre Yolu gündemde… CHP’ye hizmet etmiyorsun kardeşim, İzmir’e hizmet ediyorsun. İzmir’e hizmet etmeyi başaramıyorsan, niye İzmir’de siyaset yapıyorsun!

AKP’li Vekiller İzmir’i Kötülüyor

Bahsettikleriniz doğrultusunda AKP İzmir milletvekillerinin karnesine dair ne söyleriniz?

Ben CHP olarak kente hizmet konusunda tüm siyasi partilerin el birliğiyle çalıştığı görüşündeyim. AK Parti’yi ayırıyorum. DEM Parti’den, MHP’den arkadaşlarımız İzmir’i savunuyor. AK Partili arkadaşlarımız İzmir’i kötülüyorlar. Ben bu konuda çok sıkıntıdayım. İzmir’i şöyle anlatıyorlar; ‘İzmir kokuyor’, ‘İzmir’de trafik dehşet’, ‘İzmir’de uyuşturucu sokaklarda kol geziyor.’

‘İzmir’in trafiği dehşet’, çevre yolunu yapmıyorsun, ‘İzmir kokuyor’, İzmir Körfezi’nin kirletilmesine sesini çıkarmıyorsun, Gediz’i temiz tutmuyorsun. Sanayiciye kesmen gereken cezayı kesmediğin için Gediz zehir olarak Körfez’e akıyor. Bunu eleştirmek, buna dair bir çözüm önerisi yok. Trafiği çözmek yok. Temizlik getirmek yok. O yok bu yok. Ama Meclis’te kürsüye çıktıkları zaman ‘İzmir çok kötü’ diyorlar. İzmir kötü değil, İzmir çok güzel. İzmir’i kötü hale getiren senin hizmet yetersizliğin.

İktidar partisindeki arkadaşlar, yatırımın, hizmetin peşinde koşmuyorlar. Meslek Fabrikası’nın İzmir’in elinden alınmasını kim savundu? AK Partili milletvekili arkadaşlar savundu. Onlara mı düşerdi? Hayır. Kime düşerdi? Vakıflar’a düşerdi. Vakıflar ne dedi; ‘Biz orayı 5 milyon liraya kiraya vereceğiz.’ Milletvekili hangi açıklamayı yaptı; ‘Bir üniversiteye fakülte yapacağız.’ Sonra ne ortaya çıktı? Vakıflar’ın orayı kiraya vereceği ortaya çıktı. İzmirlinin eğitim gördüğü, meslek edindiği bir yerin Vakıflar tarafından ele geçirilmesini kim savundu? AK Partili arkadaşlar savundu. Yakıştıramadım.

İzmir’in Sorunlarını Çözmeye Davet Ediyorum

Meclis’te İzmir’i savunan o kadar milletvekili varken (sadece CHP değil) AK Partili arkadaşlar, İzmir’i neden kötüleme ihtiyacı hissediyorlar? Bir şeyi elde etmek için onu kötülemenize gerek yok. Siz doğruyu yaparsınız, hizmeti getirirsiniz, zaten halk sizi görür. İzmir’i kötüleyerek halka kötülük yapıyorlar. İzmir’i kötüleyerek yatırımı engelliyorlar, engelledikleri yatırım nedeniyle İzmirli vatandaşımız sıkıntı çekiyor. Bu kafayla asla İzmir’i kazanamazlar. Onları İzmir’i savunmaya davet ediyorum. Onları, İzmir’e yatırım getirmeye davet ediyorum. Onları, İzmir’in sorunlarını çözmeye davet ediyorum.

Üzerine düşeni yapmıyorlar. Yaptıkları gün İzmir’de yaşam daha rahat olacak ama İzmirliler yaşamlarını zor geçirsin istiyorlar. Bu, İzmir’e zulümdür, zalimliktir. Bu vurdumduymazlıktan, bu siyasi yanlıştan dönmeye davet ediyorum.

Bir süre önce kentteki sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleriyle görüşmeler gerçekleştirdiniz ve İzmir’in sorunlarının bir fotoğrafını çektiniz. Bununla ilgili genel merkeze bir rapor sunacaktınız. Son durum nedir, bu çalışmaya dair bir gelişme oldu mu?

Bunun üzerine kentin bileşenleri, büyükşehir belediye başkanımızla ve diğer belediye başkanlarımızla toplantılar gerçekleştirdiler. İlk toplantı su konusunda oldu; Ticaret Odası, Sanayi Odası ve diğer bileşenlerle… İkinci toplantı deprem konusunda oldu. Kentin sorunları; sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri aracılığıyla tartışılmaya başlandı. Bizim amacımız zaten buydu.

Büyükşehir Belediye Başkanlığımız İZSU yatırımları aracılığıyla kentin su sorununu çözmek için bugüne kadar İzmir’de gerçekleştirilmiş en büyük yatırımları gerçekleştiriyor. Deprem konusu bizim sadece belediye olarak çözeceğimiz bir konu değil. Deprem konusu mutlaka merkezi hükümetle birlikte çözülmesi gereken bir sorun. Ama merkezi hükümet bunu görmezden geliyor.

İzmir’in Yerel Yönetiminin İnisiyatif Alacağına İnanıyorum

İzmir’in yerel yönetiminin büyük sorunların çözümünde inisiyatif alacağına yüzde 100 inanıyorum. Bu kentin su planlamasını, su koruma planını ve suyu koruyarak kentin dağıtım şebekesini yenileme, su kuyularını rantabl tutma, deniz suyundan su üretme işini, kuraklığı beklemeden gerçekleştirecektir, engellemezlerse…

Trafik Master Planı’nı yeniden yapacaklarına inanıyorum. Kentin ulaşım planında yeniliklere ihtiyaç var. Monoray olabilir, batar-iskeleler ile Körfez’i kullanma olabilir, arkadaşların bu konuda çalıştıklarına yüzde 100 inanıyorum.

Deprem konusunda merkezi hükümetin yapmadığı şeyi arkadaşlarımızın gerçekleştirmekte olduğuna yüzde 100 inanıyorum. Kentimiz, sorunlarının çözümünde çalışan bir CHP olduğunu, sorunları CHP’nin çözeceğini, CHP’nin bu sorunların üstesinden geleceğini bilmelidir.

reklam

YORUM YAP