

TBMM Sanayi Komisyonu’nda bugün ele alınacak olan torba yasa teklifine karşı Çiftçi-Sen’den sert bir eleştiri geldi. Bu yasa ile zeytinliklerin ve tarım arazilerinin enerji ve maden şirketlerine açılmaya çalışıldığı ifade edildi.
Çiftçi-Sen: ‘Doğayı Sermayeye Açamayacaksınız’
Çiftçi-Sen, TBMM Sanayi Komisyonu’nda bugün görüşülmesi planlanan “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifi hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Teklife göre, Çevre Kanunu’ndaki çevresel etki değerlendirmesine yönelik hükümlerinde değişiklikler yapılmakta. Çiftçi-Sen, açıklamasında bu teklifin zeytinlikleri, tarım arazilerini ve doğayı tehdit ettiğini vurgulayarak, teklifin acilen geri çekilmesini talep etti.
Açıklamada yer alan ifadeler ise şunlardır: “Doğaya, tarım arazilerine, zeytinliklere saldırmaktan vazgeçin, Torba Yasa’yı geri çekin. İktidar olduğu günden bu yana AKP, sanayicilerin, maden ve enerji şirketlerinin taleplerine uygun olarak doğanın metalaştırılmasına zemin hazırlamıştır. Çıkarılan yasalar ve düzenlemeler hep sermayenin çıkarları doğrultusunda olmuştur. Sermayenin önündeki en büyük engel ise Zeytincilik Yasasıdır. Bu yasanın 20. maddesinde yer alan zeytinlik sahaları ile ilgili hüküm, sermayenin aşması gereken bir engel teşkil etmektedir.”
Oysa zeytin ağaçları, yüzyıllardır bu toprakların kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Hem gıda ürünleri olarak hem de yarattıkları kültürel değerlerle, zeytinlikler korunması gereken kıymetli bir hazinedir. AKP, zeytinlik alanlarını pentekleştirmek amacıyla birçok kez Meclis’e yasa tasarısı getirmiş, fakat bu tasarıları değiştirme konusunda başarılı olamamıştır. 2012 yılından itibaren zeytinlikleri koruyan yasal düzenlemeleri aşmak için “Kanun Hükmünde Kararname” çıkararak bu engeli aşmaya çalışmış, ancak Danıştay bunu “kanunsuz” olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. 2022 yılında madencilikle ilgili çıkarılan yeni bir yönetmelikle bu yasa bir kez daha delmeye çalışılmış, Çiftçi-Sen’in açtığı dava yine kazanılarak yönetmelik Danıştay tarafından iptal edilmiştir.
AKP’nin zeytinlik alanlarını yok etme isteği adeta bir tutku haline gelmiştir. 2023 yılında Hatay depreminden sonra “Yaraları Sarma” adı altında yeni imar planları ile zeytinlik alanlarının tarım arazileri “rezerv alan” adı altında ranta açıldığı belirtilmiştir. Hataylıların, çevrecilerin ve çiftçilerin itirazlarına rağmen binlerce zeytin ağacı köklenmiştir.
AKP, zeytinlik alanlarını yok etmek için “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifini TBMM Başkanlığı’na sunarak yeni bir hamle yapmaktadır. Bu teklif ile madencilik ve enerji yatırımlarının çevresel değerlendirme süreçleri kolaylaştırırken, “kamu yararı” adı altında acele kamulaştırma uygulamalarının da önünü açmaktadır. Bu durum, 31 Aralık 2030 tarihine kadar Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na acele kamulaştırma kararı alabilme yetkisi vermektedir. Kamuoyunun tepkisini azaltmak amacıyla “Zeytin ağaçları kesilmeyecek, başka bir yere taşınacak” gibi söylemlerle bu yağma masumlaştırılmaya çalışılmaktadır.
Çiftçilerin hakları ve tarım arazilerinin yasalarla korunan kullanımlarının yok sayılması kabul edilemez. Eğer bu yasa geçerse, binlerce dönüm zeytinlik ve tarım arazisi yok olacak, köylülerin geçim kaynakları elinden alınacaktır. İklim değişikliği ile mücadelede her bir zeytin ağacının 2-10 ton CO2 emdiği bilinmektedir. Doğanın ve tarım arazilerinin şirketlere peşkeş çekilmesine hayır demek zorundayız. Yasa değişiklik önerisi derhal geri çekilmelidir. Birlikte hareket ettiğimizde güçlü olduğumuzu zeytinliklere yönelik her saldırıda gösteriyoruz. Daha önce başardık, yine başaracağız. Üreticiler, tüketiciler, ekolojistler ve çevreciler olarak, bu yasa değişikliğine karşı mücadelenizi arttırmalıyız.
AKP ve Şirketlere Sesleniyoruz: “Zeytinimize, Toprağımıza, Suyumuza, Tohumumuza, Otlak ve Meralarımıza Saldırmaktan Vazgeçin! Gıda Egemenliği Hemen Şimdi! Köylü Hakları Hemen Şimdi!”



