

İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde (DEÜ) öğrenim gören 16 öğrenci, aylar önce yaşanan bir olay gerekçe gösterilerek evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alındı. Avukat Özlem Sagon, öğrencilere yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu belirterek, üniversitenin kendi özel güvenlik birimi (ÖGB) tarafından kaldırılan izinsiz bir standın sorumluluğunun öğrencilere yıkılmaya çalışıldığını ifade etti.
9 Gözaltı ve 1 Yakalama Kararı
Dosya ve gözaltı süreciyle ilgili bilgi veren Avukat Özlem Sagon, yürütülen soruşturma kapsamında 16 öğrenci hakkında işlem yapıldığını aktardı. Şu an için 3'ü kadın olmak üzere toplam 9 öğrenci gözaltında tutulurken, 6 öğrenci emniyete ifadeye çağrıldı. Bir öğrenci hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.
7 Ay Önceki “İzinsiz Stand” Olayı Gerekçe Yapıldı
Operasyona gerekçe olarak 24 Eylül 2025 tarihinde kampüste yaşanan bir olay gösteriliyor. Avukat Sagon’un aktarımına göre olaylar, “Genç Zihinler Topluluğu” isimli grubun kampüste stant açmasıyla başladı.
Standın açılmasıyla iki grup öğrenci arasında tartışma ve arbede yaşandı. Yaşananların ardından Genç Zihinler Topluluğu'nun standı kaldırılırken diğer grup tarafından “9 Eylül faşizme mezar olacak” pankartı açıldı.
Aradan geçen 7 aya rağmen, standın kaldırılması ve grubun faaliyetlerinin engellenmesi fiilleri, “9 Eylül faşizme mezar olacak” sloganları atıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan öğrencilere isnat edildi.
Ne Olmuştu?
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tınaztepe Kampüsü Fen Edebiyat Fakültesi’nde izinsiz bir şekilde Genç Zihinler Topluluğu tarafından 24 Eylül 2025 yılında stant açılmıştı.
Nihal Atsız’ın propagandası yapıldığı standa tepki gösteren öğrenciler fakültede bildiri dağıttı. Bildiri dağıtan öğrencilere faşist gruplar saldırdı.
Yaşananların ardından öğrenciler açıklama yapmış ve şu ifadeleri kullanmışlardı: “Bugün DEÜ’de sözde şair özde faşist Nihal Atsız üzerinden yapılan provokasyonun farkındayız. Atsız başta Kürt halkı olmak üzere hem bu toprakların hem de tüm dünya halklarının tamamına nefret söylemleri akıtan bir faşisttir. Bu sözde öğrenci kulübü kendi dergilerinde devrimci katillerini şehit sayarak övmekte, izinleri dahi olmadığı halde okulda propaganda masası açmakta, kayyum rektörlük tarafından kollanmaktadır. Atsız ve çeşitli kulüpler üzerinden örgütlenen bu yapılar ülkücü terörün, uyuşturucu çetelerinin uzantılarıdır.”



