

Bayraklı Kent Konseyi ve Kadın Meclisi’nin düzenlediği etkinlikte gazeteci ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi (PM) Üyesi İrfan Değirmenci, Mansuroğlu Mahallesi Sakarya Parkı’nda yurttaşlarla buluştu. Söyleşi öncesinde sanatçı Cengiz Yılmaz çello dinletisi sundu.
Yoğun katılımın olduğu buluşmada Değirmenci, son günlerde yaşanan şiddet olaylarına değinerek sözlerine başladı ve gençlerin yaşadığı kaygıya dikkat çekti:
“Bir kısmının yüzü de gülüyor. Acaba aşağı insem mi diye düşündü. Bugün en büyük kazanı mı? Eğer öyle biri varsa bu evlerden birinde bilsin ki yalnız değil ve çok kıymetli. Hayatı bizim için çok kıymetli. Gençlerin hayatı bizler için çok kıymetli.”
“Üç gündür ne konuştuğumuz malum. Ya çocukları nasıl göndereceğiz pazartesi okula? Göndermesek mi acaba? Benim yeğenler de var… Yani başımıza gelen bu korkunç hadiseyi nasıl atlatabiliriz?”

“KORKUYORUZ VE BU AYIP DEĞİL”
Toplumda artan kaygı ve güvensizlik duygusuna da değinen Değirmenci, korkunun normalleştiğini vurguladı:
“Kim korkmuyor ki? Şimdi dürüst olalım. Korkuyoruz. Bu ayıp değil. İnsanız. Yani çocuklarımızın hayatından, can güvenliğinden endişe ediyoruz. Korkmak akıllı insan işidir. Korkmayan insan çabuk hayatını kaybeder.”
“BU SORUMLULUKTAN KAÇAMAYIZ”
Geçmişte yaptığı gazeteciliğe de göndermede bulunan Değirmenci, sorumluluk vurgusu yaptı:
“Belki ekranda sizin öykülerinizi anlattım. Kabahatim de olmuştur ha. Anlatamadıklarım da olmuştur. Çünkü hepimiz yaptığımız her şeyden, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz. Eğer o sorumluluğun gereğini yerine getirmemişsek insan ne yapar? İstifa eder.”
“BU ÜLKENİN HİKÂYESİ SON 50 YILIN HİKÂYESİ”
Kendi ailesinden örnekler vererek Türkiye’nin dönüşümüne değinen Değirmenci, şunları söyledi:
“Kadınlarla erkekler kaç köşe olmazdı, aynı yerde eğlenirlerdi. Ama şimdi düğünleri bile ayırdılar. Şimdi bu Türkiye’nin son 50 yılının öyküsü.”
“Cumhuriyetin kazanımları sayesinde bir köyden çıkıp üniversite okuyabilmiş bir babanın evladıyım. O olmasa ben burada olmazdım.”

“SORUMLU KİM? BİRBİRİMİZ DEĞİL”
Toplumdaki öfkenin yönüne dikkat çeken Değirmenci, farklı kesimlerin birbirini suçlamasını eleştirdi:
“Veli mi suçlu? Öğretmen mi suçlu? Çocuk mu suçlu? Diyemem. Öğretmeni güçsüzleştirdiler, veliyi yoksullaştırdılar, çocuğu yalnız bıraktılar.”
“Çocuk nereye gitsin? Tiyatro mu var? Konser mi var? Yasaklı. Ücretsiz etkinlik yok. Mahallede alan yok. Bilgisayardan kalk diyoruz, nereye gitsin bu çocuk?”
“BU DÜZEN ŞİDDETİ BESLİYOR”
Değirmenci, yaşananların münferit olmadığını belirterek sistem eleştirisinde bulundu:
“Okulları tarikatlara, cemaatlere açtılar, yetmemiş. Şimdi çözüm diye daha fazla güvenlik, daha fazla baskı öneriyorlar. Her okulu açık cezaevi haline getirmek çözüm mü? Birine öfkelenmemiz lazım. Ama birbirimize değil.”
“HESAP VERMESİ GEREKENLER BELLİ”
Konuşmasının sonunda sorumluluğun adresini işaret eden Değirmenci şu ifadeleri kullandı:
“Öfkemizi yönelteceğimiz yer bellidir. 24 yıldır kimdeyse yetki, kimdeyse sorumluluk, hesabı vermesi gereken de orasıdır.”
“Bize bu çürümüşlüğü, bu kokuşmuşluğu, liyakatsiz düzeni reva görenler hesap vermelidir.”
YURTTAŞLAR DA SÖZ ALDI
Söyleşinin devamında yurttaşlar da söz alarak yaşadıkları sorunları ve görüşlerini dile getirdi. Etkinlik, katılımcıların karşılıklı fikir alışverişiyle devam etti.



