

İzmir Barosu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait iken Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen Meslek Fabrikası’nın “polis müdahalesi” ile tahliye edilmek istenmesine tepki gösterdi.
İzmir Barosu’nun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Meslek Fabrikası binasına yönelik sabah 05:30’da kaymakamlık emriyle gerçekleştirilen kolluk müdahalesi; yalnızca bir binanın tahliyesi değil, hukuk devleti ilkesinin, idari belirliliğin ve demokratik teamüllerin açıkça çiğnenmesidir” ifadeleri kullanıldı.
İzmir Barosu’nun açıklamasında, söz konusu olayın; mülkiyet hakkını ve idarenin dürüstlük yükümlülüğünü ağır biçimde zedelediği, kamu vicdanında derin bir yara açtığı kaydedildi. İzmir Barosu, konuyla ilgili tüm yasal süreçlerin takipçisi olacaklarını da vurguladı.
KOLLUK MÜDAHALESİNE TEPKİ
İzmir Barosu tarafından Meslek Fabrikası’nın “polis zoruyla tahliye edilmek istenmesi” ile ilgili yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“İzmir’in hafızasında ve on binlerce yurttaşımızın emeğinde yer edinen Halkapınar Meslek Fabrikası binasına yönelik sabah 05:30’da kaymakamlık emriyle gerçekleştirilen kolluk müdahalesi; yalnızca bir binanın tahliyesi değil, hukuk devleti ilkesinin, idari belirliliğin ve demokratik teamüllerin açıkça çiğnenmesidir.
Usulüne uygun bir tahliye tebligatı dahi bulunmaksızın, yargı denetiminden kaçırılarak gerçekleştirilen bu fiili el koyma girişimi, modern idare hukukunda yeri olmayan “ben yaptım oldu” anlayışının bir tezahürüdür. Gece yarısı baskınlarını andıran, alanı bariyerlerle kuşatan ve kamu hizmetini zorla durduran bu yöntem, mülkiyet hakkını ve idarenin dürüstlük yükümlülüğünü ağır biçimde zedelemektedir.
KAMU VİCDANINDA DERİN YARA AÇTI
Hukukun üstünlüğünün yerini idari gücün çıplak kullanımına bıraktığı bu süreç; yargı denetiminin etkisiz kılındığı, savunma hakkının ve hukuki güvencelerin yok sayıldığı, idarenin uymakla yükümlü olduğu ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği bir tablo ortaya koymaktadır. Kamu yararına tahsis edilmiş ve mesleki eğitim gibi yaşamsal bir amaca hizmet eden bir mekânın adeta bir operasyon nesnesi haline getirilmesi, kamu vicdanında derin bir yara açmıştır.
YASAL SÜREÇLERİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
İzmir Barosu olarak; hukuki belirlilikten uzak, zorlayıcı güç kullanılarak yürütülen bu antidemokratik uygulamanın karşısında olduğumuzu, on binlerce İzmirlinin emeğini ve hukukun üstünlüğünü korumak adına tüm yasal süreçlerin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”



