reklam
reklam
DOLAR45,0720% 0.05
EURO52,9235% 0.18
STERLIN61,1427% 0.39
FRANG57,0821% -0.01
ALTIN6.610,40% -0,69
BITCOIN77.799,991.644
reklam

İzmir’de Özel Sektör Öğretmenlerinin Sorunları: Güvencesizlik ve Mobbing

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir’de Özel Sektör Öğretmenlerinin Sorunları: Güvencesizlik ve Mobbing
reklam

Özel sektörde görev yapan öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmenlerle aynı koşulları paylaştıklarını, ancak mevcut çalışma şartlarının yasal olarak korunmadığını belirtiyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir İl Temsilcisi Ulaş Tüdeş, {siteDomain}’ye yaptığı açıklamada özel sektör öğretmenlerinin güvencesiz bir ortamda çalıştığını ifade etti. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in özel sektör öğretmenlerine yönelttiği ‘eksik öğretmen’ ifadesine dikkat çekti.

Tüdeş, öğretmenlerin maaşlarının büyük bir kısmının asgari ücret düzeyinde olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bir yıllık süreli sözleşmelerle, yoğun mobbinge maruz kalarak çalışmak zorundayız. Hayat pahalılığı ve geçim kaygısı, birçok bilgili öğretmeni bu koşullarda çalışmaya mecbur bırakıyor. Kurslarda ise hafta sonları on iki saat süren ders yükü, on aylık sözleşmelerle birleşiyor. Bu süreli sözleşmeler, kıdem tazminatı gibi temel haklara erişimimizi engelliyor. Ayrıca, sendikal mücadele verdiği için işten çıkarılan öğretmen sayısı her geçen gün artmaktadır. Haftada 40 saati aşan mesailer, hafta sonu ve resmi tatil çalışmalarına zorlanma, yaz aylarında maaş alamama gibi sorunlar yaşanmaktadır. Ocak ayında asgari ücretin altında kalan maaşlarımızın artması ise işverenin insafına kalmakta, Nisan ve Mayıs aylarında müdürlerle bireysel ücret pazarlığına zorlanıyoruz. Yeni dönem maaşlarımızı ancak Ekim ayında alıyor ve yıl boyunca enflasyon karşısında eziliyoruz.”

10 Bin Öğretmen Güvencesizlikle Yüz Yüze

İzmir’de yaklaşık 10 bin öğretmenin çalıştığını belirten Tüdeş, “Bu öğretmenlerin çoğu güvencesiz, düşük ücretli ve zor koşullarda görev yapıyor. Çoğunlukla asgari ücret veya biraz üzerinde maaş almakta, her yıl yenilenen süreli sözleşmelerle güvencesiz çalışmaya devam ediyorlar. Sendikamıza ulaşan başvurular ve bireysel görüşmeler bu mağduriyetin yaygınlığını gözler önüne sermekte. İzmir’deki özel sektörde çalışan öğretmenlerin büyük bir kısmı, kamu sektöründeki meslektaşlarına kıyasla çok daha zor şartlar altında çalışmak zorunda kalıyor. Sendikamıza üye 1400 öğretmen bulunmakta, ve özel sektör öğretmenleri iş tecrübeleri boyunca benzer sorunlarla karşılaşmaktadır. Hukuken öğretmenler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışmakta; bu karmaşık durum, keyfi uygulamaların önünü açmaktadır.” şeklinde konuştu.

Tüdeş, öğretmenlerin uzun mesai saatleri, zorunlu hafta sonu çalışmaları ve yaz döneminde maaşsız bırakılma gibi sorunlarla karşılaştıklarını belirterek, “Yaz aylarında maaş ödenmemesi, resmi tatil günlerinde öğretmenlerin çalıştırılması gibi yasa dışı uygulamalar oldukça yaygın. Müdürlerle bireysel olarak yapılan sözleşmeler, öğretmeni işverene bağımlı kılmakta. Bu arada, performans değerlendirmeleri adı altında öğretmenlerin sosyal medya paylaşımları ve görünüşleri dahi kontrol edilmekte. Bu baskıcı uygulamalar, öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeliyor ve eğitim kalitesinde düşüşe neden oluyor.” dedi.

Son yıllarda özel sektör öğretmenleri arasında haklarını arama bilincinin arttığını belirten Tüdeş, “Sendikal örgütlenmenin yaygınlaşması, öğretmenlerin yalnız olmadıklarını hissetmelerini sağladı ve hukuki mücadelelere yönelimi artırdı. Özellikle yaz tatilinde maaş ödenmemesi ve sözleşme ihlalleri nedeniyle birçok öğretmen dava açtı. Sendikamız bu süreçlerde öğretmenlere hukuki destek sunmakta ve öğretmenler yalnız bırakılmamaktadır. Ancak işten çıkarılma korkusu ve sektördeki güvencesizlik hâlâ büyük bir engel teşkil ediyor. Bu nedenle örgütlenmenin yaygınlaştırılması ve hukuki mücadelenin etkili bir şekilde sürdürülmesi büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu.

Meslek Onuru İçin Mücadele

Özel sektör öğretmenleri olarak eğitimde eşitlik, güvenceli çalışma koşulları ve insan onuruna uygun bir yaşam talep ettiklerini belirten Tüdeş, “Biz sadece kendi haklarımız için değil, tüm öğrencilerin nitelikli ve eşit eğitim hakkı için de mücadele ediyoruz. Taban maaş yasasının çıkarılması ve uygulanması, öğretmenlik mesleğinin onuru ve geleceği açısından kritik bir öneme sahip. Bu mücadele, sadece bir meslek grubunun değil, toplumsal eşitliğin ve ülkenin geleceğinin de mücadelesidir. Emeğimiz ve geleceğimiz için, nitelikli eğitim ve meslek onuru için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki güvenceli öğretmen, nitelikli eğitimin teminatıdır.” mesajını verdi.

reklam

YORUM YAP