reklam
reklam
DOLAR45,3744% 0.03
EURO53,4949% -0.07
STERLIN61,9474% 0.02
FRANG58,3501% -0.15
ALTIN6.890,24% 0,21
BITCOIN81.946,690.708
reklam

Kooperatif Mağdurları Tugay’a Seslendi: Umutlarımız Çürüyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kooperatif Mağdurları Tugay’a Seslendi: Umutlarımız Çürüyor
reklam

S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi, yaşadıkları mağduriyeti gündeme getirmek amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Kooperatifin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, projelerin başlangıcında belediye başkanları, bürokratlar ve siyasilerin üyelere güven telkin eden açıklamalar yaptığını, ancak günümüzde aynı kişilerin sessiz kaldığını belirtti.

“1,5 Yıldır İnşaatlar Durdu, Umutlarımız Çürüyor”

Açıklamada, inşaat alanlarındaki çalışmaların 1,5 yıldır durduğu, betonların çatladığı ve demirlerin paslandığı ifade edilerek, “En çok da bizlerin umutları çürüyor” denildi.

Alpyavuz’un duyurusu şöyleydi:

Kooperatif Mağdurları Adına Kamuoyuna Duyuru

Bizler; İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZBETON ve EGEŞEHİR öncülüğünde “belediye garantörlüğünde güvenli konut” vaadiyle kurulan yapı kooperatifinin üyeleriyiz ve bugün şantiyemizden sesimizi duyurmaya çalışıyoruz.

Hak sahipleriyle birlikte yaklaşık 5000 aileyiz. Her birimiz ev sahibi olma umuduyla, belediyenin ve dönemin yöneticilerinin güven veren sözlerine inanarak bu projelere katıldık.

O gün bize “bu proje belediye güvencesindedir” denildi, biz de güvendik.

Ancak bugün o güvenin enkazı altında hukuk mücadelesi vermekteyiz.

Proje temelleri atılırken yanımızda belediye başkanları, siyasiler ve bürokratlar vardı.

Açılış törenlerinde fotoğraflar çekildi, “İzmir modeli” ve “sosyal konut başarısı” dediler.

Şu anda aynı kişiler sessizliğe büründü.

Ne belediye var, ne parti temsilcileri.

Hiçbiri 5000 ailenin acısını duymak istemiyor.

1,5 Yıldır Çürüyen İnşaatlarımız, Tükenen Umutlarımız

İnşaatlarımız tam 1,5 yıldır durmakta. Betonlar çatlıyor, demirler paslanıyor ama en çok da bizlerin umutları çürüyor.

Bu süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi ve projeyi sahiplenen Cumhuriyet Halk Partisi, mağdurların yanında durmadı. Komisyonlar ve çözümler hep sözde kaldı. Ne yüzünü gördük ne de sesini duyduk.

Oysa kooperatiflere sadece paramızı değil, güvenimizi, emeğimizi ve geleceğimizi teslim etmiştik.

Soru Basit:

Kooperatiflerin kuruluş sürecinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bağlı şirketleri ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin yüksek düzey yetkilileri açık yönlendirmeleri ve güven telkin eden açıklamaları olmasaydı, bu kadar insan bu kooperatiflere üye olur muydu?

Cevabı belli, tabi ki de “HAYIR”.

Bugün, kooperatiflerin eski yöneticileri ve bazı siyasiler nitelikli dolandırıcılıktan yargılanıyor.

O davalar sürerken, biz hâlâ evsiziz.

Evlerimiz yok, kooperatiflerimize ödediğimiz paralarımız yok, yıllarımız gitti.

Bu adalet değil!

Birleşmiş Milletler Uluslararası Kooperatifler Yılı'nda, bu kadar insanı kooperatif mağduru yapmanın yükü, suçu olanların ve mağduriyetleri sürdürenlerin, yıllarca peşini bırakmayacak ve bizler de unutulmasına izin vermeyeceğiz.

Yeni Protokol, Eski Korkular

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “İyi Niyet Protokolü” adı altında yeni bir süreç başlattı.

Bazı kooperatiflerle görüşüldü ancak kooperatifimiz dışarıda bırakıldı.

Anlaşma sağlanan kooperatif üyelerinin kararlarına saygı duyuyoruz; çünkü herkes çaresiz.

Ama bizim aklımızda çok basit ama ağır sorular var:

• Bu protokol bizi 3 sene önceki hataların tekrarından nasıl koruyacak?

• Yarın yine ödemelerimizi yaptıktan sonra inşaatlar durursa, kim sorumluluk alacak?

• Belediye bu kez gerçekten taahhüt altına girecek mi ya da yine kenardan mı izleyecek?

Biz “tekrar aynı hataları yapmayacağız” diyoruz.

Bu kez yalnızca yazılı, resmi, yaptırımı olan bir güvence istiyoruz. Sözler istemiyoruz.

Bizim Taleplerimiz Net ve Meşrudur

1. Belediye resmen taraf olmalı.

Protokolde yalnızca kooperatifler değil, İzmir Büyükşehir Belediyesi de yer almalı. Bu, hem hukuki hem siyasi sorumluluk anlamına gelir.

2. İnşaatın tamamlanmasına dair kesin taahhüt verilmeli.

Takvim, etaplar, teslim tarihleri açıkça belirtilmeli; aşama aşama ilerleme kriterleri yazılmalı.

3. Yüklenici işi tamamlamazsa, belediye devreye girmeyi taahhüt etmeli.

Gerekirse yeni yüklenici atayacağını, inşaatı tamamlayacağını resmi olarak üstlenmeli.

4. Bağımsız denetim şart olmalı.

Üç ayda bir bağımsız kurumlar rapor hazırlamalı, belediye ve kooperatifler onay vermeden yeni ödeme alınmamalı.

5. Ödemeler ilerlemeye endekslenmeli.

“Önce inşaat ilerlesin, sonra ödeme yapılsın.”

Hiç kimse “para verdik ama bina yok” demesin.

6. Tapular ve haklarımız güvence altına alınmalı.

İnşaat ilerledikçe kat irtifakı veya tapu devri zorunlu hale getirilmelidir.

7. Üyelikten ayrılmak isteyenlere adil çözüm getirilmeli.

Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kamuoyuna yaptığı beyanlar doğrultusunda, ayrılmak isteyen veya ödeyemeyenlerin üyelikleri TÜİK oranında faizlendirilerek belediye veya İZBETON tarafından alınmalıdır.

8. KDV oranı yasal olarak %1 olmalı.

Maliye ile koordinasyon sağlanarak gerekirse komisyon kurulmalı, mağdurlara yeni yükler çıkartılmamalı. Protokolde olursa %1 olmazsa %20 olarak geçiştirilmemeli.

9. Eskalasyon adil olmalı.

İlk 24 ay için artış oranı, enflasyon ya da asgari ücret artışının hangisi düşükse o oranda uygulanmalıdır; böylece kimse ekonomik olarak ezilmemelidir.

10. Belediye ve yüklenici müştereken sorumlu olmalı.

Verilen taahhütler yerine getirilmezse, iki taraf da müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.

Biz Anlaşmaktan Kaçmıyoruz, Haksızlıktan Kaçıyoruz

Biz sadece, verdiğimiz her kuruşun beton olarak, demir olarak, ev olarak geri döndüğünü görmek istiyoruz. Bu kez “iyi niyet” değil, “gerçek güvence” istiyoruz. Bizler anlaşmaktan kaçmıyoruz; adil, denetlenebilir, şeffaf bir sistem istiyoruz. Yarın bu protokoller önümüze geldiğinde, kimse bizden geçmişteki hataların tekrarlanmasını beklemesin.

Bir Kez Daha Mağdur Olmak İstemiyoruz

Belediye yetkililerine, siyasilere ve kamuoyuna sesleniyoruz:

Bizler, bu hale kurumların ve yetkililerin sözlerine güvendiğimiz için düştük.

Şimdi aynı güven yeniden isteniyor, ama bu kez biz yazılı, somut ve yaptırımı olan bir protokol talep ediyoruz.

Çağrımızdır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sesleniyoruz: Bu kentin insanları size güvendi. O güvenin gereğini yapın. Protokoller kapalı kapılar arkasında değil, mağdurların gerçek ihtiyaçlarıyla şekillensin. Bu kez gerçekten taraf olun, gerçekten sorumluluk alın, gerçekten adaletli davranın. Bizim tek derdimiz evlerimiz; hakkımız, onurumuz ve geleceğimizdir. Evlerimiz ve umutlarımız çalındı. Sözlerimi, Belediyeler Birliği'nin düzenlediği, Yerel Yönetimler ve Kooperatifçilik Çalıştayı'nda konuşan Prof. Dr. İlhan Tekeli’nin sözüyle bitirmek istiyorum. “Kooperatifçilik ve Belediyecilik samimiyet testidir.”

reklam

YORUM YAP