reklam
reklam
DOLAR45,3707% 0.03
EURO53,4831% -0.09
STERLIN61,9022% -0.05
FRANG58,3171% -0.2
ALTIN6.892,40% 0,24
BITCOIN82.062,170.736
reklam

TİP İzmir'den MESEM Protestosu: Mesleki Eğitim Bu Değil!

Yayınlanma Tarihi : Google News
TİP İzmir'den MESEM Protestosu: Mesleki Eğitim Bu Değil!
reklam

TİP İzmir İl Örgütü üyeleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde “Çocuklar okulda aç kalıp sanayide ölmeyecek” başlığıyla düzenledikleri basın açıklamasında, gençler “MESEM iptal olacak, gençler özgür kalacak” ve “Gençleri değil, katilleri yargıla” sloganları attı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdılar. Açıklamayı yapan Beril Aktaş, MESEM'in iptali ve okullarda bir öğün ücretsiz yemek dağıtımı için 4 Aralık Dünya Çocuk Hakları Günü vesilesiyle başlattıkları imza kampanyasında kısa sürede on binlerce imza toplandığını belirtti.

“Meclis Halkın Sözünü Dinlemeyecekse Kimin Sözünü Dinleyecek?”

Aktaş, “Sağır sultan duysun. Tüm halkımız meselenin üzerine gitmeli ve birlikte çocuklarımıza umut olmalıyız. Ülkemizin kaynakları, ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki milyonlarca öğrenciye bir öğün ücretsiz yemek sağlamaya yetecek düzeydedir. Bugün TBMM Genel Kurulu’nda Millî Eğitim Bakanlığı'nın bütçesi görüşülüyor. Halkın vekilleri, bu haklı talebimizi Meclis’te bir kez daha dile getirecek ve yurttaşlarımızın imzalarını sunacak. O Meclis, halkın sözünü dinlemeyecekse kimin sözünü dinleyecek? Bu ay 2026 bütçesi tamamlanacak. Bütçenin yalnızca yüzde 1.5 ile bütün çocuklara okullarında bir öğün ücretsiz yemek verebilir; içme suyu ihtiyaçlarını karşılayabiliriz. Devlet patronların vergi borçlarını silmeye, yandaşlara milyonlarca liralık teşvikler vermeye yeter de çocukları aç mı bırakacak? Bugün bir tercih günü. Yandaşlar mı beslenmeli, çocuklarımız mı? Bütçe onların lükslerine mi, halkın çocuklarına mı ayrılacak?” şeklinde konuştu.

“Mesleki Eğitim Bu Değil”

MESEM projesinin eğitim değil, denetimsiz çalışma ve işçi cinayeti anlamına geldiğini vurgulayan Aktaş, şu şekilde devam etti:

“İktidar, yargısı, basını ve kolluk kuvvetleri tercihlerini yaptı. Biz bu ülkenin çocuklarının okullarında aç kalmaması ve eğitimleri sırasında hayatlarını kaybetmemesi adına seferberlik başlattık. Muhammed Samet Karaoluk, Sedat Kurt, Muhammed Kendirci, Efe Baran Kazancı, Alperen Uygun, Ulaş Dumlu, Muratcan Eryılmaz, Zekai Dikici, Ömer Çakar, Ömer Girgin… Bu çocuklar, eğitimleri sırasında MEBSEM adındaki denetimsiz, işçi sağlığını hiçe sayan, çocuk düşmanı projenin kurbanı oldular. Mesleki eğitim, haftanın dört günü 6 bin lira karşılığında, denetimsiz koşullarda çocuk çalıştırmak demek değildir. Bu, çocukları ölmeye, sakat kalmaya, dayağa ve zorbalığa eğitmek demektir. Çocuk işçiliğinin, en ucuz işçiliğin devlet eliyle teşvik edilmesi anlamına gelir. En kötü tarafı ise, çocukları bu ülkenin geleceğine küstürmektir.”

“Bizim Çocuklarımızın Bir Masa Kadar Değeri Yok Bunlar İçin”

Aktaş, “Bu çocuk öğüten makineyi protesto eden 16 genç arkadaşlarının cezaevinde olduğuna” dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Suçları ne? Patronlarla yapılan masalara zarar vermek. Ama Muhammed’i, Sedat’ı, Efe’yi öldüren bu sistemin elemanlarından hiçbiri tutuklu değil. İktidarın ve yargısının tercihleri gün gibi ortada. Bizim çocuklarımızın bir masa kadar değeri yok. Böyle bir düzen batsın! Bugünkü seferberliğin ilk aşamasını tamamladık ama bu daha başlangıç. On binlerce, yüz binlerce imza toplayacağız. Okullarda sağlıklı ve ücretsiz bir öğün yemek hakkımızı alana kadar mücadele edeceğiz. Mesleki eğitim yeniden düzenlenene, bozuk MESEM sistemi iptal edilene kadar savaşımız devam edecek. Çocukların haklarını savunduğu için tutuklanan 16 gencin özgürlüğü için mücadele edeceğiz. Ancak bu mücadeleyi yalnızca TİP olarak değil, tüm veliler, eğitimciler ve gençler olarak birlikte verirsek kazanırız.”

reklam

YORUM YAP