reklam
reklam
DOLAR45,4260% 0.06
EURO53,3720% 0.01
STERLIN61,5494% 0.12
FRANG58,2237% 0.1
ALTIN6.865,26% -0,23
BITCOIN81.124,24-0.142
reklam

Turizmde 'Hafta Tatili' İsyanı: Sektörlere Yayılabilir!

Yayınlanma Tarihi : Google News
Turizmde 'Hafta Tatili' İsyanı: Sektörlere Yayılabilir!
reklam

Turizm sektöründe çalışanların hafta tatili hakkını neredeyse ortadan kaldıran yasa değişikliği, Cumhurbaşkanı'nın onayıyla kısa süre önce Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni düzenlemeyle birlikte konaklama tesislerinde görevli turizm işçileri, artık haftada 6 gün yerine 10 gün çalıştıktan sonra hafta tatili alma hakkına sahip olacak. Ayrıca, bu tesislerdeki çalışanların hafta tatili, işçinin yazılı onayıyla 4 gün ileri bir tarihe alınabilecek. Ancak bu süre zarfında gerçekleştirilen çalışmaların normal mesai sayılacağı ve fazla mesai ücreti ödenmeyeceği açıkça belirtiliyor.

Turizmde hafta tatili isyanı

Diğer Sektörlere Sıçrayabilir!

DİSK Dev Turizm-İş Genel Sekreteri Gökhan Aslan, bu kararın yalnızca turizm sektörüyle sınırlı kalmayabileceğini belirterek, “Eğer bu model başarılı olursa, inşaat, sağlık gibi başka sektörlerde de benzer uygulamaların başlatılmak istenebileceği endişesini taşıyoruz. Bu nedenle bu kararı yalnızca bir yönetmelik değişikliği olarak değil, işçi sınıfının kazanılmış haklarına yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Diğer sektörlere sıçrayabilir!

“İşçilerin Temel Hakkına Saldırı”

Turizm işçilerinin zaten zor koşullarda çalıştığını vurgulayan Aslan, “Bu düzenlemeyi sadece teknik bir değişiklik değil, işçilerin en temel hakkına yönelik açık bir saldırı olarak kabul ediyoruz. Anayasa'nın 50. maddesi, İş Kanunu'nun 46. maddesi ve uluslararası sözleşmeler, her çalışana haftada en az bir gün kesintisiz dinlenme hakkı tanır. Bu hak, işverenlerin sezonluk kazanç planlarına göre ertelenemez, değiştirilemez ya da yok sayamaz. Ancak bu düzenleme, zorlu koşullarda görev yapan turizm işçileri için durumu daha da zorlaştıracaktır” şeklinde konuştu.

Turizm Sektöründe Sendikal Örgütlenme Zayıf

Aslan, turizm sektöründe sendikal örgütlenmenin zayıf olduğunu da ifade ederek, “Bu kararın arkasında hem sermayenin kâr hırsı hem de devletin bu kâra göz yumma tutumu bulunuyor. Turizm sektörü, uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve güvencesiz istihdam gibi ağır koşullarla mücadele ediyor. Aynı zamanda sendikal örgütlenmenin en zayıf olduğu iş kollarından biri. Bu durum patronlar açısından bir fırsat oluşturuyor, çünkü savunmasız işçileri en fazla baskıyla çalıştırmak mümkün hale geliyor. İktidar, bu sömürü düzenine 'sektörel ihtiyaç' diyerek yasal bir zemin hazırlıyor. Ancak gerçek şu ki, bu düzenleme işçilerin değil, patronların ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiştir” diye belirtti.

“Yasa Meclisten Geçerken Neredeydiniz?”

Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS) Genel Başkanı Nizamettin Tekin, sendika olarak yasanın geri çekilmesi için mücadele edeceklerini belirterek, “Bunun adı kölelik sistemidir. Otel ve turizm işçileri olarak böyle bir çalışma şartını kabul etmiyoruz. Yasanın geri çekilmesi için neler yapabileceğimizi araştırıyoruz ve diğer sendika, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerle iş birliği yapıyoruz. Muhalefet partilerine de bir eleştirimiz var; bu yasa meclisten geçerken neredeydiniz? Komisyonda oylamaya neden katılmadınız? Bu konuyu yeniden gündeme taşımak için Ankara'ya gitmeyi planlıyoruz. Ne yazık ki turizm işçileri böyle bir durumla karşı karşıya kaldı. Özel sektörde turizm emekçilerinin güçlü bir örgütlenmesi yok. İktidar bu durumdan yararlanıyor; bu fevkalade köklü bir dert” dedi.

Yasa meclisten geçerken neredeydiniz?

“Mesai Saatleri Azaltılmalı, Personel Sayısı Artırılmalı”

Yaklaşık 12 yıldır turizm sektöründe çalışan emekçi Uğur Sayar, çalışma saatlerinin insani bir düzeye çekilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Üniversitede Turizm bölümünden mezun oldum ve şu anda turizm alanında yüksek lisansımı tamamlamak üzereyim. Çalıştığım süre boyunca 7 farklı otelde deneyim kazandım. Şu anda çalışanlarına en iyi çalışma şartlarını sunan bir tesiste görev yapıyorum. Ancak genel bir değerlendirme yaptığımda, sektörün yoğun bir çalışma temposuna sahip olduğunu görüyorum. Kesintisiz 10 gün çalışanların hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpranmaları kaçınılmazdır. Uzun vadede bu durum, kalifiye personelin sektörde kalma isteğini de azaltıyor. Misafir memnuniyetini en çok etkileyen unsur, çalışan motivasyonudur; yorgun ve tükenmiş personelin performansı hizmet kalitesine doğrudan yansır. Bu nedenle sektörün asıl ihtiyacı, personel sayısını artırmak ve çalışma saatlerini daha insani seviyelere çekmektir” dedi.

Mesai saatleri azaltılmalı, personel sayısı artırılmalı

reklam

YORUM YAP