

Euro Bölgesi'nde, 2022 yılından bu yana görülmemiş bir hayat pahalılığı dalgası yaşanıyor. Mart ayı verilerine göre tüketici fiyatları, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 2,5 seviyesine tırmandı. Şubat ayında yıllık enflasyonun yüzde 1,9 olduğu hatırlandığında, bir ay içindeki sıçramanın boyutu dikkat çekiyor. Piyasa analistlerinin beklentisi ise bu artışın yüzde 2,6 olacağı yönündeydi.
ENERJİ VE GIDA HARİÇ VERİLERDE YALANCI BAHAR
Halktv’nin haberine göre, Avrupa İstatistik Ofisi tarafından servis edilen verilere göre, gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek enflasyon beklenmedik bir seyir izleyerek yüzde 2,3’e geriledi.
Hizmetler endeksinde de bir miktar düşüş gözlense de, Ortadoğu’da bir ayı aşkın süredir devam eden çatışmaların enerji maliyetlerine etkisi bu “iyimser” verileri gölgede bıraktı. Sadece mevcut fiyatlar değil, Avrupa halkının gelecekteki fiyat artışlarına dair endişeleri de zirveye ulaştı.
EKONOMİK BÜYÜME TAHMİNLERİ AŞAĞI ÇEKİLDİ
Savaşın etkisiyle sarsılan bölge hükümetleri ve merkez bankaları, ekonomik büyüme hedeflerini revize ederek rakamları aşağı çekmeye başladı. Şirketler, artan maliyetler ve halkın alım gücünün düşmesi nedeniyle oluşacak talep azalmasına karşı savunma pozisyonuna geçti.
Avrupa Merkez Bankası (AMB), Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yaşanan enflasyon şokunun bir benzerine müsaade etmeyeceklerini belirterek, “hızlı ve kararlı adımlar” atacaklarını ilan etti. Ancak bölgedeki çatışmaların yarattığı belirsizlik, ekonomik tahribatın boyutunu ölçmeyi imkansız kılıyor.
FAİZ ARTIŞI ARTIK KAÇINILMAZ
Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki istikrarsızlık, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) bu yıl için öngördüğü yüzde 2,6’lık enflasyon tahminini şimdiden geçersiz kıldı. Kötümser senaryolarda, fiyat artışlarının 2027 yılında yüzde 6,3 gibi korkutucu seviyelere ulaşabileceği belirtiliyor.
Estonya Merkez Bankası Başkanı Madis Muller, Tallinn şehrinde yaptığı açıklamada durumun ciddiyetini şu sözlerle aktardı:
“Bugün, 11 Mart'ta varsayımların sabitlendiği temel senaryonun muhtemelen iyimser bir senaryo olarak değerlendirilebileceğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki çeyreklerde faiz oranlarının yükseleceği muhtemel.”
AMB’nin faiz artırım kararı alması durumunda, Avrupa’da kredi kullanan milyonlarca insan ve işletme için borç yükü daha da ağırlaşacak.



